23. Hukuk Dairesi 2015/6480 E. , 2016/84 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, 2008-2009-2010 yıllarına ait aidat borcundan dolayı davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü"nün 2011/4079 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişiler tarafından sunulan 17.06.2013 tarihli ön raporda alacağın hesaplanabilmesi için 2008, 2009, 2010, 2011 yıllarında yapılan genel kurul toplantı tutanakları, hazirûn cetvelleri ve davalı ..."ın muavin defter dökümü ile 2008 ila 2011 yılları arasındaki kooperatif kayıtlarının gerekli olduğunun bildirildiği, bu doğrultuda davacı kooperatife 14.01.2013 tarihli celsenin 1 no"lu ara kararı doğrultusunda eksik hususların ikmali için kesin süre verildiği, yeniden aldırılan ek rapor da davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler içerisinde 2008 ve 2009 yılı aidatlarını belirleyecek herhangi bir belgenin olmadığı, söz konusu liste ile bu belgeler arasında uyum sağlanamadığı dosyaya sunulan bilançoların dava konusunu aydınlatıcı bir niteliğinin olmadığı, bu bakımdan davacı tarafça kooperatife ait defter ve belgeler sunulmadığı için davacının alacağının tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacının takibe girişirken kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağı ve işlemiş faizlerinin tahslili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı yanca istenen defter ve kayıtların ibraz edilmediği dolayısıyla davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece 14.11.2013 tarihli celsenin 1 no"lu ara kararında belirtilen belgelerin bir kısmı dosya kapsamında mevcut olduğu gibi, bu ara kararı uyarınca davacı kooperatife gönderilen müzekkere tebliğ edilememiştir. Buna rağmen ve belirtilen ara kararından dönülmediği halde, yeniden tebliğ işlemine tevessül edilmeksizin davacının istenen defter ve kayıtları ibraz etmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kaldı ki, davalı dava sırasında icra takibine konu alacağın ""miktarına"" yönelik bir itirazda bulunmamış olup, davalı savunması, kooperatif genel kurullarında alınan aidat tutarına yönelik kararların yersiz olduğuna ilişkindir. Öte yandan, bu genel kurulların iptal edildiği ileri sürülüp kanıtlanmışta değildir. Keza, kooperatifçe yapılan inşaatın imar mevzuatına aykırı ve Hazine arazisi işgal edilerek kaçak olarak yapıldığına dair savunma da ileri sürülmesine rağmen bu konuda dava dosyasında somut bir delil bulunmadığı, gibi yine bu sebeple kooperatifin yöneticileri hakkında yapılmış bir işlem ve alınmış bir kararın varlığına da dosya kapsamında rastlanmadığı görülmektedir.
Bu itibarla; dosyada mevcut genel kurul tutanaklarından yararlanılarak itiraz edilmeyen aidat tutarları yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 120. maddesi göz önünde bulundurularak işlemiş faiz hesabı yaptırılıp, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; İİK"nın 67. maddesi uyarınca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının icra takibinde haksız çıkması yeterli olmayıp, takibinde açıkça kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerektiği halde, davacının takibinde kötüniyetli olduğuna dair dava dosyası kapsamında bir delil bulunmamasına karşın davanın ispatlanamaması sebebiyle kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda beliritilen sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.