22. Hukuk Dairesi 2016/21456 E. , 2019/19679 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilin davalı işyerinde 01.01.2009-20.06.2013 tarihleri arasında pompacı olarak çalıştığını, haftanın yedi günü ve resmi ve dini bayramlarda izin verilmeksizin her gün vardiyalı olarak çalıştığını, vardiyalarının bir gün 7,5 saat diğer gün ise 10 saat olduğunu, bu durumu işverenine bildirmesine rağmen hakkında iyileştirme yapılmaması, fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmemesi ve çalışma şartlarındaki zorluklar üzerine 20.06.2013 tarihinde işten ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, hafta tatili, fazla çalışma, dini ve resmi tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin feshi noktasındadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu"nun 24. maddesinde düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 03.01.2009-20.06.2013 tarihleri arasında pompacı olarak çalıştığı ve iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından 20.06.2013 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçi dava dilekçesinde, haftanın yedi günü ve genel tatil günlerinde izin verilmeksizin her gün vardiyalı olarak çalıştığını, vardiyalarının bir gün 7,5 saat diğer gün ise 10 saat olduğunu, bu durumu işverenine bildirmesine rağmen hakkında iyileştirme yapılmaması, yıllık izin, fazla çalışma, dini ve resmi tatil ücret alacaklarının ödenmemesi ve çalışma şartlarındaki zorluklar nedeniyle 20.06.2013 tarihinde işten ayrılmak zorunda kaldığını iddia etmiştir. Davacı işçi 23.10.2013 tarihli ihtarnamesinde de benzer beyanlarda bulunmuştur. Mahkemece davacının kendi rızasıyla işten ayrıldığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Davacı işçi iş sözleşmesini İş Kanunu"nun 24.maddesi gereğince ödenmeyen ücret alacaklarının bulunması nedeni ile haklı nedenle feshetmiş olup mahkemece de davacının ödenmemiş hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğuna karar verilmiştir. Buna göre davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olanan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcınn istek halinde ilgiliye iadesine, 23/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.