Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/7917
Karar No: 2019/8164
Karar Tarihi: 21.10.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/7917 Esas 2019/8164 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/7917 E.  ,  2019/8164 K.

    "İçtihat Metni"


    Davacı ... ile davalı ... Genel Müdürlüğü aralarındaki menfi tespit davasına dair Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07/06/2016 tarihli ve 2015/370 E. - 2016/293 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 26/09/2018 tarihli ve 2016/20708 E. - 2018/9058 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; davalı kurum çalışanları tarafından yapılan denetim ve kontrol sırasında, sahibi bulunduğu iş yerinde abonesiz ve sayaçsız olarak kaçak su kullandığından bahisle 06/05/2015 tarihli kaçak su tutanağı düzenlendiğini, iş bu tutanağa istinaden 21.184,93 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini; abone olmadan kendi taşınmazındaki kuyudan çıkarılarak kullanılan suyun, kaçak su kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğini, sadece kullandığı su kadar atık su ürettiğini, atık suların uzaklaştırılması konusunda davalı kurum tarafından verilen hizmetlerden yararlanması ve atık suları kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırması halinde, tarife ile belirlenen atık su bedelinden sorumlu tutulabileceğini, ancak tutanağın düzenlendiği tarihte bölgede davalı kuruma ait herhangi bir atık su kanalizasyon şebekesinin bulunmadığını, dolayısıyla atık suların uzaklaştırılması anlamında davalı kurum hizmetlerinden de yararlanmadığını ileri sürerek; davalı kurum tarafından haksız tahakkuk ettirilen fatura bedelinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı; davalı kurum çalışanları tarafından yapılan kontrolde atık suyun dere yatağına akıtılması suretiyle çevre kirliliğine neden olunduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda kaçak su tutanağı değil, usulsüz su kullanım tutanağının düzenlendiğini; ... Tarifeler Yönetmeliği"nin 16/1 maddesinde, " Şehir şebeke suyu haricinde, kendi imkanları ile kuyu vb. yerlerden elde ettikleri suyu, kullanıp kanalizasyona atan özel ve tüzel kişiler de türlerine göre KSUB bedeli ödemek durumunda olduklarından ... müracaat ederek abone sözleşmesi yapmak zorundadırlar."; aynı yönetmeliğin 18. maddesinde ise, " ... Genel Müdürlüğünün görev ve hizmet alanı içerisine giren yerleşim yerleri ile orman köylerinde kanalizasyon şebekesi bulunup bulunmamasına bakılmaksızın , bu yerlere uygulamadaki geçerli KSUB tarifesinden tahakkuk dönemleri su tüketim miktarına göre Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli tahakkuk ettirilir. Bu hizmetlerden yararlananlardan belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce
    belirlenecek tarifeye göre atık su toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır."; yine Çevre Kanununun 11. maddesinde de," Atık su alt yapı sistemleri kullan ve/ veya kullanacaklar bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atık su miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atık su toplam, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. " şeklinde düzenleme yapıldığını, mevcut yasal düzenlemeler uyarınca davacının atık su bedelinden sorumlu olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davacının kendi taşınmazındaki kuyudan çıkararak kullandığı suyun, kaçak su kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, taşınmaz mahallinde şehir şebekesi ve kanalizasyonun bulunmadığı, atık suyun yer altında bulunan borular ile taşınmazın batı bitişiğinde bulunan dereye aktarıldığı, davaya konu fatura bedelinin haksız tahakkuk ettirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 26.09.2018 tarih ve 2016/20708 E. - 2018/9058 K. Sayılı ilamı ile, "...Mevzuat hükümleri karşısında kendine ait kuyudan su kullanan ve atık suyunu kendi imkanları ile dereye boşaltan davacının atık su bedelinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerden atık su bedelinin hesaplanması için taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan incelemede;
    Dava; kuyu suyu kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen atık su fatura bedelinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Belediyelerin yerine getirmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların karşılığını oluşturan ve büyük bir bölümü kamu hukukuna dayalı olan gelir kaynakları, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda sayılmıştır. Anılan kanunun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97. maddenin birinci fıkrası; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet ve belediye mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından kamu ve özel kişiler tarafından elde edilen kullanma ve sanayi suları için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye"ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmünü içermekteydi. Ancak, madde metnindeki “…ve belediye mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından kamu ve özel kişiler tarafından elde edilen kullanma ve sanayi suları…” ibaresi ve ayrıca “Yer altı sularından kamu ve özel kişiler tarafından elde edilen kullanma ve sanayi sularına ait ücretler İstanbul`da İSKİ, 3030 sayılı Kanunun uygulandığı yerlerde Büyük Şehir Belediyeleri tarafından tahsil edilir.” hükmünü taşıyan ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 31.3.1987 gün ve 1986/20 Esas 1987/9 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
    Belediyelerin gelir kaynaklarının büyük bir bölümü kamu hukukuna dayandığından ve üstlenilen kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların karşılığını oluşturduğundan, belediyelerin alacakları vergi, resim, harç ve benzerlerinin Anayasa"nın 73. maddesinde öngörülen esaslar dairesinde kanunla konulması zorunludur. Başka bir ifadeyle; belediyeler, kanunla düzenlenmemiş olan herhangi bir gelir kaynağını oluşturamazlar ve kullanamazlar. Aksi takdirde, o gelir kaynağı hukuksal dayanaktan yoksun olur.
    Yukarıda açıklandığı üzere; belediyelere, mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından elde edilen kullanma ve sanayi sularından ücret alma yetkisini veren Kanun hükmü iptal edilmiş ve onun yerine, aynı yetkiyi içeren herhangi bir kanun hükmü konulmamış bulunduğuna; mevzuatımızda bu yönde başkaca bir kanuni düzenleme de mevcut olmadığına göre; somut olayda davalı idarenin, kendisine ait Tarifeler Yönetmeliğindeki düzenleme çerçevesinde, davadaki menfi tespit isteminin konusunu oluşturan atık su bedeli tahakkuk ettirmesinin, hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunun kabulü gerekir( HGK"nın 2008/4-321 E. 2008/303 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir).
    Diğer taraftan, davacıya ait iş yerinin bulunduğu adreste, davalı idarenin kanalizasyon hattının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu değildir. Diğer bir anlatımla, davalı idare, bahse konu yerde bir kanalizasyon hizmeti vermemektedir. Bu durumda, davalı idare tarafından Tarifeler Yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca, kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmiş olması da, hukuki dayanaktan yoksundur. (HGK"nın 22.01.2014 gün ve 2013/13-508 E. 2014/39 K. ve 20.01.2016 gün ve 2014/13-193 E. 2016/16 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir)
    Kaldı ki; 2872 sayılı Çevre Kanunu"nun 11. Maddesini değiştiren 5491 sayılı Kanunun 8. maddesi ; "...Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içermekte olup, " kanalizasyon sistemini kullanacak olanlardan " bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın atıksu ücreti alınması hususunu düzenlemektedir. Davacının işletmesinin bulunduğu yerde kanalizasyon hizmetinin bulunmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, anılan kanun hükmünün işbu davada uygulama yeri bulunmamaktadır.
    Hal böyle olunca; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerekirken zuhulen bozulduğu bu defa yapılan inceleme ile belirlendiğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK"nın 440. Maddesi gereğince davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.09.2018 tarih ve 2016/20708 E. - 2018/9058 K. Sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, 30,40 TL fazla alınan karar düzeltme harcınınistek halinde düzeltme isteyene iadesine, 21/10/2019 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
    -KARŞI OY-
    Dava, abonesiz kuyu suyu kullanımı nedeniyle ortaya çıkan atık su için atık su uzaklaştırma (KSUB) bedeli ödenmesinin gerekip gerekmediğinin tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve davacıdan yapılan kesintilerin iadesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine dairemizce oy çokluğu ile verilen Bozma Kararına karşı davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
    2560 sayılı ... ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 5.maddesinde, bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde uygulanacağı açıklanmış olup, böylece davalı ... de 2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
    2560 sayılı Yasaya göre kurulan .../Adana"da kullanma suyu ve atık sular için tesisler kurmak, tarifeler hazırlamak ve bu sular için para tahsil etmek görev ve yetkisi ile donatılmıştır. Nitekim ... Tarifeler Yönetmeliği"nin 16.maddesinde; "Şehir şebeke suyu haricinde, kendi imkânları ile kuyu vb. yerlerden elde ettikleri suyu, kullanıp kanalizasyona atan özel ve tüzel kişiler de, türlerine göre Kuyu Suyu Uzaklaştırma (KSUB) bedeli ödemek durumunda olduklarından, ... müracaat ederek abone sözleşmesi yapmak zorundadırlar.
    Bu tür abonelerin KSUB tüketimi, su kaynağının çıkışına takılan sayaçla ölçülür. ... vereceği süre içinde sayaç takmayan aboneler, sayaç takılıncaya kadar ..." tarafından yapılan KSUB miktarı tespitini kabul etmiş sayılırlar. Kuyusu bulunup da kullanmayan aboneler, ... müracaat ederek kuyu aboneliğini iptal ettirmedikleri sürece, tahakkuk edecek KSUB bedelini ödemek zorundadırlar. Sayaç olmayan yerlerde KSUB miktarının tespiti, aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır. a) Konut abonelerinde, ayda 30 m3 su tüketildiği kabul edilir. b) Konut dışı abonelerde, çalışan insan sayısı, aboneliğin özellikleri, emsal abonelerin tüketimleri veya varsa daha önceki şebeke suyu sarfiyatı gibi ölçüler dikkate alınarak KSUB tahakkukuna esas alınacak tüketim miktarı bulunur. Tahakkuka esas teşkil edecek fiyat KSUB tarifesine göre hesaplanan değerlerdir. Bu abone türlerine uygulanacak diğer esasları belirlemeye, Yönetim Kurulu yetkilidir. Kanalizasyon şebekesi yoksa, 2872 Sayılı Çevre Kanunun 11. Maddesi ve ... Tarifeler Yönetmeliğinin 18. Maddesi uygulanır.” şeklinde belirtilmiştir.
    Yine Yönetmeliğin 18.maddesinde “... Genel Müdürlüğünün görev ve hizmet alanı içerisine giren yerleşim yerleri ile orman köylerinde kanalizasyon şebekesi bulunup bulunmamasına bakılmaksızın, bu yerlere uygulamadaki geçerli KSUB tarifesinden tahakkuk dönemlerindeki su tüketim miktarına göre Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli tahakkuk ettirilir. Ancak, verilecek olan vidanjör hizmetinden ücret talep edilmeyecektir.” denilmek sureti ile davaya konu yerde kanalizasyon sistemi olsun olmasın davacının atık su bedelinden sorumlu olacağı ilgili yönetmelik hükmü gereği olup düzenleyici idari işlem niteliğinde olan yönetmelik hükmü yargısal bir hükümle iptal veya yeni bir idari işlemle kaldırılmadığı sürece yürürlükte olup temas ettiği hususlarda bağlayıcıdır.
    Yönetmelikte dayanak olarak belirtilen Çevre Kanununun 11.maddesinde de “Atık su altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atık su miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atık su toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atık su ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.” düzenlemesi mevcuttur. Kaldı ki atık suların boşaltıldığı dere sularının ileri mesafe ve aşamalarda davalıya ait bir arıtma tesisinde sonlanması ile dere suları da arıtılmış olacağından ( Dairemizin emsal 09.12.2014 Tarih 2014/12361, 2014/16125 E.K. Sayılı kararında belirtildiği üzere ) bu durumda kanalizasyon hizmetinden yararlanıldığı kabul edilerek davacının kuyu suyu uzaklaştırma bedelinden sorumlu olacağı muhakkaktır.
    Somut olayda, mahkeme heyetince yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait iş yerinde su kuyusu açıldığı, su ihtiyacının buradan karşılandığı, atık suların ise yer altından yapılan tesisatla yolun batı bitişiğinde bulunan dere yatağına akıtıldığından dere suları kirletilmekle arıtılması gerektiği de sabittir.
    Davaya konu ticari işletmenin bulunduğu yerde şehir şebekesinin ve kanalizasyon sisteminin olmadığı tespit edilmiş ise de kuyudan elde edilen kuyu suyunun iş yerinde kullanılıp atık suyunun Büyükşehir Belediye Sınırları içinde, davalının atık suların arıtılması ve uzaklaştırılmasında yetkili ve görevli olduğu sahada bulunan dere yatağına akıtılarak ortamdan uzaklaştırıldığı sabit olduğuna göre davacı tarafından atık ve kirli suların tahliye edildiği dere sularının davalı ya ait bir arıtma tesisinde sonlanıp sonlanmadığının tespitide yapılmadan, davacının atık su bedelinden sorumlu tutulmaması dairemizin yerleşik kararlarına ve ... Tarifeler yönetmeliğinin ilgili hükümlerine de aykırılık teşkil edeceğinden davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin mahkeme kararının doğru ve yerinde olduğu dolasıyla onanması gerektiğine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 21/10/2019

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi