23. Hukuk Dairesi 2014/8381 E. , 2016/2 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerine ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı konusunda davalı ile 14.12.2006 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davalının inşaatla ilgili hiçbir işlem yapmadığını, halihazırdaki durum gözönüne alındığında davalının sözleşme ile ilgili edimlerini tamamlayabilmesi için oldukça uzun bir süreye gereksinim duyduğunu, sözleşmenin geriye doğru feshinin davalı tarafa ihtar edildiğini, davalı tarafça verilen cevabı ihtarda ise "taşanmaz üzerine sit alanı şerhi konulması sebebiyle inşaata başlanılamaması ve sözleşmenin feshinde kusurlarının bulunmadığının" bildirildiğini, BK"nın 136. maddesi gereği davalının savunmasında haklı olmadığını, müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını ayrıca davalıdan elde ettiği herhangi bir menfaatinin de olmadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile taşınmazın müvekkillerine teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıların taşınmazının yanında yer alan 35 parsel sayılı taşınmaz için aynı nitelikte sözleşme imzalandığını, bu itibarla da davacılarla dava konusu edilen sözleşmeyi imzalamakta mahzur görmediğini, inşaat hazırlıklarına başlayan müvekkilinin tapuda işlem yaparken üzerine şerh işlediğini öğrendiğini, durumu davacılara da bildirdiğini, şerh sebebiyle inşaata başlayamayan müvekillinin inşaat ruhsatı alamadığı gibi temel üstü vizesini de alamadığını dolayısıyla inşaat süresinin de başlamadığını, imkansızlık sebebiyle imar planı değişikliğini, beklediğini davacıların herhangi bir masraf yapmadıklarını, sözleşmenin geçerli olup imkansızlık ortadan kalktıktan sonra müvekkilinin sözleşme uyarınca inşaatı tamamlayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; nizalı taşınmazın tapu kaydına sözleşmenin imzalanmasından önce "sit alanıdır" şartının konulduğu, bu haliyle imara uygun olmadığı, sözleşme tarihinde de mevcut olduğu, taşınmaza sözleşme tarihinde inşaat yapma olanağının bulunmadığı, halen de imkansızlığın ortadan kalkmadığı, tarafların hukuki işlemden beklenen sonuca uygun şekilde ulaşamayacakları sonucuna varılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Söz konusu taşınmazın tapu kaydında sözleşmenin yapıldığı 20.12.2006 tarihi itibariyle "sit alanı" şerhinin olduğu ve belediyeden gelen cevabı yazıya göre mevcut hali ile imar durumuna göre nizalı taşınmaz üzerinde inşaat yapılmasının mümkün bulunmadığı, kaldı ki, sit alanı şerhinin ise sözleşmenin imzalanmasından önce 17.06.1983 tarih ve ... yevmiye nosu ile konulduğunun anlaşıldığı, bu hususun ise sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle TBK"nın 27. maddesi gereğince objektif imkansızlık oluşturduğu gözetilerek sözleşmenin hükümsüz olduğuna karar vermek gerekirken sözleşmenin feshine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile (HÜKÜM) bölümünün 1 no"lu bendinde geçen “feshine” sözcüğünün hükümden çıkarılarak, yerine "geçersiz olduğunun tespitine" sözcüklerinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.