Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/5439
Karar No: 2018/1045
Karar Tarihi: 20.02.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/5439 Esas 2018/1045 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/5439 E.  ,  2018/1045 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.02.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... Topçu geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil,olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacı, muris eşi ...’in, 2731 ada 17 parsel sayılı taşınmazını çocuksuz olması nedeniyle ölümü halinde eşine ve kız kardeşlerine kalmasını istemediğinden davalı yeğenlerine temlik ettiğini,çekişme konusu taşınmazla ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ise mirasçılardan mal kaçırma ve muvazaa iradesini gizleme amacı taşıdığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan 193/316 payın 1/2’sinin, davalı ... adına kayıtlı olan 123/316 payın 1/2’ sinin iptali ile adına tesciline,olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, muris ile davalı ... arasında yapılan 20.10.1998 tarihli düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı ...’nin çekişme konusu taşınmaz üzerine bina inşaa ettiğini, bu binanın yapımında murisin hiçbir katkısının olmadığını, sözleşmede binanın 3 kat olarak inşaa edileceğinin,murisin zemin katta 1 no’lu dükkan ile üstündeki 3 ve 5 no’lu daireleri alacağının,fazla yapılan katların davalı ...’ye ait olacağının kararlaştırıldığını,belediyeden alınan izin ile 1 kat fazla olarak binanın yapıldığını,bu durumda kalan 4 daire ve 1 dükkan ile bodrum katın davalı ...’ye verilmesi gerektiğini,bu sözleşme gereği murise 95/316 payın tekabül ettiğini, davalı ...’ın maddi yardımlarının karşılığı olarak da sözleşmenin taraflarının davalı ...’a bir kısım paylarını devrettiğini,
    binanın bitirilebilmesi için ...’ta bir adet parsel,bir adet kamyon,üç adet traktörün satıldığını,davalı ...’nin 1999-2000 yıllarında ...’tan kredi aldığını, muris tarafından davalı ...’ye en son devredilen 70/316 payı bedelinin ise peşinen ödendiğini,bu payın da ön alım hakkının kullanılıp kullanılmayacağı yönündeki ihbarnamenin tebliği üzerine satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece; iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden;muris ...’in 02.03.2011 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü üzerine davacı eşinin ve dava dışı kardeşlerinin mirasçı olup, davalıların ise murisin yeğenleri oldukları,çekişme konusu 2731 ada 17 parsel sayılı,316 m2 miktarlı ve arsa vasıflı taşınmaz ile ilgili olarak muris ile davalı yeğeni ... arasında 20.10.1998 tarihli gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği,daha sonra murisin çekişme konusu taşınmazın 123/316 payını davalı ...’ye,123/316 payını davalı ...’a 24.01.2001 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği,uhdesinde bıraktığı 70/316 payı ise yine satış yolu ile 14.09.2010 tarihinde davalı ...’ye temlik ettiği, bu payın temlikinden önce murisin noter aracılığı ile davalı ...’ye önalım ihbarnamesi gönderdiği anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtilmelidir ki, hangi yargılama usulü uygulanırsa uygulansın tarafların yargılamada sözlü olarak görüş ve değerlendirmelerini ifade etmeleri özel bir önem taşımaktadır. Yazılı Yargılama usulünde de tarafların hükümden önce son kez mahkeme huzurunda sözlü değerlendirme yapıp, açıklamada bulunmaları, doğru bir karar verilmesi bakımından önemlidir.
    Bu ilkeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 184. ve 186. maddelerinde yapılan düzenlemelerle hüküm altına alınmıştır.
    6100 Sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu 184. maddesinde açıkça; Hâkimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, mahkemenin tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini, taraflara tefhim edeceği, yine aynı Kanunun 186. maddesi hükmü ile de; mahkemenin tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkeme de hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunu bildireceği, mahkemenin sözlü yargılamada tarafların son sözlerini sorarak hükmünü vereceği düzenlenmiş olup, anılan düzenlemeler emredici niteliktedir.
    Somut olayda, söz konusu ilkeler dikkate alınmadan sonuca gidilmiştir.
    Hal böyle olunca, HMK"nin 184. maddesi hükmü gereğince, tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için taraflara söz verilip tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra, taraflara sözlü yargılama için duruşmanın başka bir güne bırakılmasını isteyip istemediklerinin sorulması, talep halinde başka bir gün tayin edilmesi; başka bir duruşma gününü istememeleri halinde sözlü yargılama aşamasına geçilerek aynı Kanunun 186. maddesi gereğince taraflara sözlü yargılama yoluyla beyanda bulunma hakkı verilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yasal düzenlemeler gözardı edilerek karar verilmesi isabetli olmadığından anılan yasal düzenlemeler gözetilerek usulü hükümler yerine getirilmek ve ondan sonra hüküm oluşturulmak üzere karar bozulmalıdır.
    Davalılar vekilinin temyiz itirazı değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenlerden vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi