3. Hukuk Dairesi 2019/3426 E. , 2019/8092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen kiracılık sıfatının tespitine ilişkin davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 08.05.2015 tarihinde açtığı davada; taraflar arasındaki 12.05.2010 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca ... Mahallesi ... Caddesi No:6 adresinde bulunan kafeterya vasfındaki işyerinin kiracısı olduğunu, davalı belediyenin kira sözleşmesinin süresinin 11.05.2013 tarihinde bittiğini belirterek, kiralananın ihalesiz olarak uzamış olan kira dönemi sonu olan 11.05.2015 tarihinde boş olarak teslim edilmesini aksi takdirde 2886 sayılı yasa gereğince mülki amirden tahliyeleri talep edileceklerini bildirir tahliye talep yazısı gönderdiğini, oysa kira akdine ait ihtilaflarda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu değil Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağını, sözleşmenin üç yıl süreli olup 12/05/2015 tarihinde 2. uzatma yılının yeni başlayacağını beyanla kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesi 6570 SK hükümleri uyarınca yıldan yıla yenilenerek uzamış ise de Belediyelere 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesinden yararlanma hakkı tanıyan 5393 Sayılı Kanunun (15/p-3. md.) yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihten sonra Yasa gereği sözleşmenin 6570 Sayılı Kanunun 11.maddesi uyarınca yıldan yıla yenilenmesi olanağı kalmadığından davalı kiracı fuzuli şağil durumuna düştüğü belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3. ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle Belediyeye, 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdarelerine ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da
uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Somut olayda, taraflar arasında 12.05.2010 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi düzenlenmiştir. Dosya kapsamından önceki kiracı ve davacının talebi üzerine kiralananın davacıya devrine karar verildiği anlaşılmaktadır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca kiralanan taşınmazlarda anılan yasanın 75. maddesi gereğince kira ilişkisi kira süresinin bitiminde sona erer. Yukarda açıklanan prensiplere göre 2886 sayılı Yasanın uygulanabilmesi için kira sözleşmesinin de bu yasaya göre yapılması gerekir. Dava konusu kiralananın, davacıya veya sözleşmeyi devreden ilk kiracıya 2886 Sayılı Kanun gereğince kiraya verilip verilmediği hususu açıklıkla tespit edilememiştir. Bu nedenle öncelikle Mahkemece, taraf vekillerine kesin süre verilmek suretiyle getirtilecek belgelere göre, kiralananın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca, bu yasada belirlenen usule göre kiraya verilip verilmediği üzerinde durularak, ihale ile kiraya verildiğinin anlaşılması halinde kiracının 2886 sayılı yasanın 75. Maddesi gereği süre bitiminde fuzuli şagil duruma düşeceği nazara alınarak yine davanın reddine karar verilmesi, aksi halde ise bu kez kiralananın çatılı olup olmadığı hususu üzerinde durulup, TBK"nun 327 ve devamı maddeleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.