20. Ceza Dairesi 2018/4698 E. , 2018/3252 K.
"İçtihat Metni"İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 12/10/2017 tarihinde 2017/165 esas ve 2017/227 karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş, hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4 üncü Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarihinde, 2017/2272 esas ve 2017/2238 karar sayılı kararı ile talebin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce 24/05/2018 tarihinde 2018/2418 esas ve 2018/2436 karar sayı ile hükmün bozulmasına, karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca, dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itiraz yazısında özetle;" Çözümlenmesi gereken sorun, tanık beyanı delil hukuka aykırı yanlış mı değenlendirilmiştir?
Dosya içerisindeki yakalama tutanağı, iletişim zabıtları ve beyanlara göre; aşağıdaki hususlar belirlenmiştir.
Kazım Karabekir mahallesi civarında uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisi üzerine, mahkeme hükmüne dayalı, sanık ... hakkında, iletişimin dinlenmesi kararı vardır.
29.3.2017 tarihinde saat 17.46, 20.59 ve 21.32 saatlerinde, sanık ile Cenk arasında, üç adet, sanık evinde buluşmaya ait iletişimin tesbiti mevcutdur.
30.3.2017 tarih saat 13.00 de düzenlenen fiziki takip tutanağına göre, ... sanık ...’in, Kazım Karabekir Mahallesindeki evine saat 21.10 sıralarında girmiş, 5 dakika sonra evden çıkıp, geldiğinde evin önüne park ettiği 34 LU 3232 plakalı araca binmiştir.
29.3.2017 tarih, saat 22.40"da düzenlenen yakalama tutanağına göre, Kazım Karabekir Mahallesi Yeni Devir Sokak üzerinde, saat 21.40 da durdurulan, 34 LU 3232 plakalı araç içerisinde, Cumhuriyet savcısı kararına dayanılarak yapılan aramada, ... üzerinde iki adet, uyuşturucu madde niteliği saptanan ecstasy ele geçmiştir.
... 29.3.2017 tarih saat 23.15"de, müdafii huzurunda alınan beyanında, telefon ile Muhsin’i aradığını, evine gittiğini, masası üzerindeki uyuşturucu maddeleri istediğini, 30. TL para verdiğini, öncesinde de Muhsin’den uyuşturucu madde aldığını belirtmiştir.
... 31.3.2017 tarih saat 20.30"da, müdafii huzurunda alınan ikinci ifadesinde, önceki beyanını tekrar edip, okunan tape kayıtlarının kendisine ait olduğunu, bu görüşmeleri Muhsin isimli kişi ile ecstasy hap almak için buluşmak üzere yaptığını, aynı şahıstan öncesinde de ectasy hap aldığını belirtip, müdafii yanında sanığı teşhis etmiştir.
Sanığın iletişim tutanaklarının tetkikinde, 28.2.2017 ve 1.3.2017 tarihlerinde de başkaları ile evinde buluşmaya ait şifreli görüşmeleri vardır.
Sanık, Cenk ile evinde buluştuğunu kabul etmektedir.
Bu tespitlere göre;
...’nın soruşturma aşamasındaki anlatımları müdafii huzurundadır.
Sanık ile Cenk ile sanık arasındaki, sanık evindeki görüşme izleme tutanağına göre 5 dakika sürmüştür. Cenk ile sanık arasındaki iletişim tutanağına yansıyan görüşmelerinde dövme sildirmeye ilişkin ibare yoktur.
...’nın kovuşturma aşamasındaki değişen, dövmeyi sildirmek için gittiğine dair beyanı gerçeği yansıtmamaktadır. Aynı doğrultudaki, sanık savunmasını destekleyen, sadece kovuşturma aşamasında dinlenilen, tanıklar anlatımlarına itibar olunamaz.
Ayrıca; sanık 31.3.2017 tarihli “sıkıntı yaşadım, birini vurdum” içerikli, bulunduğu yerden ayrılmayı hedefleyen telefon konuşması üzerine, 29.3.2017 tarihinde Cenk Odabaşında uyuşturucu madde ele geçirilmesinden iki gün sonra, 31.3.2017 tarih saat 16.00"da otogarda Öz Diyarbakır firması önünde otobüs beklerken yakalanmıştır.
Bu anlatımlar karşısında;
Cenk’in sanık ile telefonla görüşmesi, sanık evinde buluşması, sonrasında üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanması, Cenk’in müdafii huzurundaki iki anlatımı dikkate alındığında, Cenk üzerinde ele geçen uyuşturucu madde ile sanık irtibatı açıktır. Cenk beyanı hukuka aykırı yanlış değerlendirilmemiştir. Yerel Mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmeleri doğrudur.
Bu sebeplerle; sanık hakkındaki, dairenin görüşüne ve anılan kararına itiraz edilmiştir.’’ denilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı yapılan temyiz isteminin esastan reddine hükmedilmesi talep edilmiştir.
C)CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ:
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308. maddesi:
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re"sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu"na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderir.
2-5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen):
(1) Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır.
D)İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Dairemizin itiraza konu kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazı yerinde görülmemiştir.
İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazının yerinde görülmediğine,
2- 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na GÖNDERİLMESİNE,
10/07/2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.