
Esas No: 2018/2705
Karar No: 2018/3221
Karar Tarihi: 10.07.2018
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/2705 Esas 2018/3221 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Temyiz incelemesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemeleri ve geçerli bir mazeret de bildirmemeleri nedeniyle duruşmasız olarak yapılmıştır.
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanıkların savunmasının tercüman aracılığıyla alınmış olması karşısında, sanık ..."nin 13.11.2017, 20.11.2017, 04.12.2017, 11.12.2017 havale tarihli, sanık ..."in 04.01.2016, 20.09.2016, 16.03.2017 havale tarihli, sanık ..."nun 14.03.2016, 19.07.2016, 25.07.2016, 09.08.2016, 15.08.2016, 26.08.2016, 17.10.2016, 21.12.2016, 21.02.2017, 17.04.2017, 16.06.2017, 11.08.2017, 20.10.2017 havale tarihli, sanık ..."in 29.08.2016, 20.09.2016, 27.09.2016, 03.10.2016, 13.10.2016, 07.11.2016, 15.11.2017, 30.11.2017 havale tarihli, sanık ..."nin, 22.08.2016, 26.10.2016, 29.11.2016, 07.04.2017, 17.07.2017 havale tarihli, sanık ..."nun ise 09.05.2017 havale tarihli tarihli Türkçe yazılmış dilekçeler kendilerine gösterilerek, bilirkişi tercüman huzurunda beyanı alınıp isteklerinin açıklattırılmaması temyiz isteğinden vazgeçip geçmediklerinin sorulmaması, temyiz isteğinden vazgeçtiklerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmemesi nedeniyle temyiz isteminden vazgeçme dilekçelerinin geçerli olmadığı kabul edilerek bu sanıkların temyiz istemleri hakkında da inceleme yapılmıştır.
A)Sanık ... hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma"; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
06.05.2012 günü ...’den mahkeme kararına istinaden Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayene sonucu; şahsın sindirim sisteminden 29 adet kapsül şeklinde net 413.6 gram gelen kokain, 10.05.2012 günü ...’dan mahkeme kararına istinaden Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayene sonucu; şahsın sindirim sisteminden 105 adet kapsül şeklinde net 379.125 gram gelen kokain, 24.06.2012 günü ...’den kalmış olduğu otel odasında yapılan aramada 69 (altmış dokuz) adet açık sarı renkli kapsüller ayrıca şahsın Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayene sonucu; sindirim sisteminden 13 adet kapsül şeklinde net 785.56 gr kokain, 05.07.2012 günü Samson Kabilu KAMBULE’den kalmış olduğu otel odasında bulunan valizinde yapılan aramada 20 (yirmi) paket halinde koli bandına sarılı vaziyette net 9771.5 gram uyuşturucu esrar, 23.07.2012 tarihinde Oluwagbenga
Mıchael OSHODI’ den kalmış olduğu otel odasında yapılan aramada 43 adet kapsül halinde, iç beden muayenesi sonucunda sindirim sisteminde 10 adet kapsül halinde net 472.4 gram kokain, 11.08.2012 günü Eleanya ONUMA KALU’dan kalmış olduğu otel odasında yapılan aramada 57 adet kapsül halinde, iç beden muayenesi sonucunda sindirim sisteminde 12 adet kapsül halinde net 1168.44 gram kokain, 11.10.2012 tarihinde ...’ nın valizinde yapılan aramada net 764.575 gram kokain, 22.09.2012tarihinde ...."ın valizinde yapılan aramada battaniyeye sarılı l7 paket halinde renkli kağıtlar içerisinde sarı renkli koli bandına sarılı net 6800 gram esrar ele geçirildiği bu nedenle suçlarının subut bulduğu anlaşılmakla telefon konuşmalarının değerlendirilerek sanıkların hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiği, sanıkların Türkiye"ye giriş tarihlerinin sanık beyanları öncesinde sabit olduğu ve olay tutanakları içeriklerine göre sanıkların maddeleri yurt dışından getirdiklerinin sabit olması nedeniyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."in yakalandıkları ve suç konusu maddelerin ele geçirildiği yerler dikkate alınarak, bu sanıkların savunmalarında suç konusu maddeleri yurt dışından getirdiklerini söylemelerinin, dosyadaki diğer deliller karşısında sonuca etkili olup olmadığı, bu bağlamda suçlarının niteliğinin belirlenmesine yardım ve hizmet olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışılarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ... müdafileri, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... açısından resen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 12/04/2011 tarih 2011/51 esas ve 2011/42 karar sayılı kararında belirtildiği üzere temyizde geçen sürelerin tutukluluk süresinden sayılamayacağı da gözetilerek tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ... ..., ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
C-)Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmünün ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde:
Maltepe 3 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü"nün 31/07/2017 tarihli yazısında; Pendik Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ölüm belgesine göre, sanığın 31/07/2017 tarihinde öldüğünün bildirilmesi karşısında, sanığın ölüp ölmediğinin Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
D-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığa atılı 5237 sayılı TCK"nin 188/1-3-4-5 maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, yakalama kararı ile yakalanması sonucunda İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan savunması hükme esas alınmak suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan CMUK"nın 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeksizin resen de temyize tabi hükmün BOZULMASINA,
E-Sanıklar ... ve ... hakkında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
CMK’nın 225. maddesinin 1. fıkrasına göre hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği gözetilmeden; sanıklar hakkında usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan hüküm kurulması suretiyle CMK’nun 225. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
F-Sanık ... Nwougu ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosya içerisinde kimlik bilgisini içeren herhangi bir belge bulunmayan yabancı uyruklu sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunmadan ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasında 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının göz önünde bulundurulmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
G-Sanıklar ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma, sanıklar ..., ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
1-Dosya içerisinde kimlik bilgisini içeren herhangi bir belge bulunmayan yabancı uyruklu sanık ... ve ..."ya ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunmadan ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Sanık ..."nun 11.10.2012 tarihli eyleminin subut bulduğu sanık ... beyanı, fiziki takip ve iletişim tespit tutanaklarıyla anlaşılmakla, sanığın diğer tarihli eylemleri nedeni ile 43. maddenin uygulanması, ... ve ... hakkında ise eylemlerinin belirlenmesi açısından Anayasa"nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, bu kapsamda, sanıkların hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının, sanıkların hangi olaylardan dolayı sorumlu tutulduğunun açıklanması, gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilme yapılması, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi ve ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3-TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasında 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının göz önünde bulundurulmaması,
./..
Kanuna aykırı, sanıklar Kigsley Brian ,... ve müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan CMUK"nın 321. maddesi gereğince sanık ... ve ... açısından resen de temyize tabi hükümlerin BOZULMASINA,Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 12/04/2011 tarih 2011/51 esas ve 2011/42 karar sayılı kararında belirtildiği üzere temyizde geçen sürelerin tutukluluk süresinden sayılamayacağı da gözetilerek tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
H- Sanıklar ... ve ... uyuşturucu madde ithal etme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
1-Dosya içerisinde kimlik bilgisini içeren herhangi bir belge bulunmayan yabancı uyruklu sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunmadan ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Sanıkların telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını belirtmesi nedeniyle, sanıkların ses örnekleri alınarak, telefon görüşmelerini içerir kayıtlardaki seslerin sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alındıktan sonra konuşmaların sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, Anayasa"nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, bu kapsamda, sanıkların hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının, sanıkların hangi olaylardan dolayı sorumlu tutulduğunun açıklanması, gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilme yapılması, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi ve ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3-TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasında 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının göz önünde bulundurulmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan CMUK"nın 321. maddesi gereğince resen de temyize tabi hükümlerin BOZULMASINA,Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 12/04/2011 tarih 2011/51 esas ve 2011/42 karar sayılı kararında belirtildiği üzere temyizde geçen sürelerin tutukluluk süresinden sayılamayacağı da gözetilerek tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 10.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.