5. Hukuk Dairesi 2020/1174 E. , 2020/7487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın 6581 ada 6 parsel yönünden daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu parselle ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 6581 ada 5 parsel yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 12/11/2019 gün ve 2019/7693 Esas - 2019/18046 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada, mahkemece uyulan bozma kararı üzerine davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine onanmış; bu karara karşı, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise sair karar düzeltme istekleri HUMK"nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Bozma sonrası davacı idarece bloke edilmiş olan 278.465,15 TL fark bedele yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu, bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile 12.11.2019 gün 2019/7693 E. 2019/18046 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
Bozma sonrası davacı idarece bloke edilmiş olan 278.465,15 TL fark bedele yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde yeralan ( davacılara ödenmesine, belirlenen kamulaştırma bedeline 30/04/2015 tarihinden hüküm tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, daha evvel idarece ödenmiş olan faizin mahsubuna,) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (mükerrer ödemeye mahal vermeyecek şekilde davalılara payları oranında ödenmesine, bozma sonrası davalı idarece bloke edilmiş olan 278.465,15 TL fark bedele 30.04.2015 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına) ibaresinin yazılmasına..)
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, davalılardan aşağıda yazılı karar düzeltme harcının alınmasına, H.U.M.K’nun 442. maddesi gözönünde bulundurularak takdiren 450,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, 29/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.