13. Hukuk Dairesi 2017/5216 E. , 2017/7452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukatı Türker İzzet İşbilir geldi. davacı taraftan gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davacı, davalı ile yapılan sözleşme ile 24.11.1999 tarihinde ... 22. Blok 2.kat 2 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını tüm ödemelerini yaptığı halde 31.12.2001 olan teslim tarihinde teslim edilmediğini, taşınmazın onaylı vaziyet planına uyulmadan yapıldığı ve sonradan değişiklik yapıldığını öğrendiğini, bu değişikliklerin taşınmazın değerini önemli ölçüde azalttığını, 25.10.2002 günlü ihtarla sözleşmenin feshettiğini, ödemelerini ve zararını istediği halde ödenmediğini bildirerek; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalıya ödenen 98.212,97 TL ve 80.090 Doların ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmemesi halinde faizle karşılanamayan munzam zararı olarak 200.000,00 TL nin tahsiline, sözleşmenin geçersiz olduğunun tesbitine, süresinde teslim edilmemesi nedeniyle, 1.1.2001-25.10.2002 tarihleri arasında elde edeceği kiradan mahrum kalması nedeniyle şimdilik 32.000,00 TL kira kaybının tahsiline,sonraki aylara ilişkin bonoların karşılıksız kalması nedeniyle bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile; 98.212,98 TL ve 80.090 Dolar olmak üzere toplam 201.095,95 TL ödemelerinin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 154.650,43 TL munzam zararının ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline,munzam zarar ilişkin talebi kabul edilmez ise, ıslah dilekçesinin kabulü ile fesih tarihi itibarıyla taşınmazın rayiç değeri olan 545.000 TL nin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, karşılıksız kalan 47.671 TL lik bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi ile,açtığı birleşik davasında; Davacıya satılan taşınmazda davacının isteği ile iptal edilen havuz nedeniyle taşınmaz değer kaybedeceğinden, bu değer kaybının satıştan vazgeçilmesi halinde davacı tarafından karşılanmasına ilişkin protokol gereği 30.000 Dolar cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen kararlar daha önce İki kez Dairemizce usul yönünden bozulmuş olup mahkemece son bozma ilamına uyularak, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hükümde, "544.990,00 TL nin 98.112,00 TL"sine temerrüt tarihi olan 04/11/2012 tarihinden itibaren, bakiye miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte...", ifadesi kullanılmış ancak tahsil yönünde bir ifade kullanılmamıştır. Bonolar yönünden menfi tespit istemi kabul edilirken kira tazminatı talebi ise reddedilmiştir. Karar daha sonra mahkemece,tahsil ifadesi eklenmesi ve hükümde geçen rakamlarda 98.112,00 ifadesinin 98.212,00, temerrüt tarihi 04/11/2012 nin 04/11/2002 olarak değiştirilmesi hususunda iki kez tavzih edilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, asıl davasında ödediği paranın iadesini ve munzam zararının tazminini istemiş bu talebi ıslah ederken munzam zarara ilişkin talebi kabul edilmez ise taşınmazın fesih tarihindeki rayiç değeri olan 545.000 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın fesih tarihindeki rayiç değerinin 545.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde, geçersiz sözleşme gereği tarafların aldıklarını vermekle yükümlü olduğu temeline dayanılmıştır. Davacının sözleşme için ödediği 98.112,00 TL bedele ilave olarak rayiç bedel talebinde yani munzam zarar talebinde bulunduğu ifade edilerek bu noktada davacıya davalı şirket tarafından toplam 544.990,00 TL ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her şeyden önce davacı TL dışında dövizle de ödeme yapmış olup, mahkemenin hükümde geçen 544.990,00 TL rakamına nasıl ulaştığı tespit edilememiştir. Bunun yanında, davacı ıslahla; munzam zarar talebi kabul olunmazsa rayiç bedeli istemiş olup mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek faizle karşılanmayan zarar olan munzam zararala rayiç bedel aynı hukuki nitelendirmeye tabi tutularak denetlenemeyen rakama hükmedilmiştir.
HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Karar daha önce bu nedenle bir kez bozulmasına karşın HMK da düzenlenen bu hususa tam olarak riayet edilmediği anlaşılmaktadır.Mahkemece Tarafların talep ve savunmaları dikkatle değerlendirilmeli, gerekçe ve hüküm denetime açık olacak şekilde ve infazda tereddüt oluştulmaksızın hüküm tesis edilmelidir. Anılı hususlara aykırı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Tarafların temyiz nedenlerinin bu aşamada değerlendirilmesine gerek görülmemeiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bent gereğince kararın taraflar yararına BOZULMASINA 2. bentte açıklanan nedenlerle, tarafların diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine gerek olmadığına 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.