10. Hukuk Dairesi 2018/6314 E. , 2020/7981 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı işveren nezdinde, 2002 yılının Haziran ayı ile 15.05.2006 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı ... Zirai Ürünler San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, “Davacının iddialarının doğru olmadığını, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının 2002 yılında çalışmaya başladığını iddia etmekte ise de 2002 yılında davacının çalıştığı bölümde işçilerin çalışacağı faaliyete henüz geçilmediğini ve Kuruma bildirilen tarihte müvekkili şirket nezdinde mevsimlik olarak çalışmaya başladığını, işten çıkışının da kendi isteği ile olduğunu, müvekkili şirket tarafından işten çıkarılmadığını, davacının çalışma süresi boyunca işyerinin yaş kayısı işleme ve paketleme işletmesi olması sebebiyle kayısının alınması aşamasında 1-2 ay, sonrasında ise yaş kayısının gelmesi ile birlikte ayıklama, yıkama, kurutma, ilaçlama, paketlenmesi işlemlerinde çalıştığını, çalıştığı süre boyunca Mayıs – Ekim veya Kasım ayları arasında mevsimlik işçi olarak aralıklı çalıştığını, bu aralıklı çalışmaların her yıl kayısı ürününün yaş olarak gelmesinden sonra, ihracattan geri kalan kısmın azlığı veya çokluğuna göre değiştiğini",
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, “Davacıya ait ekte bir örneği sunulu hizmet cetvelinin incelenmesinde; çalıştığını iddia ettiği dönemde diğer davalı işverene ait 1040820.35 sicil sayılı işyerinden 14.10.2004 – 23.10.2004 tarihleri arasında, 1210811.35 sicil sayılı işyerinden 10.9.2005 – 24.9.2005, 17.12.2005 – 20.12.2005 ve 13.4.2006 – 15.5.2006 tarihleri arasında aralıklı olarak çalışma bildirildiğinin görüldüğünü, davalı işyerinin mahiyeti de dikkate alınarak, davacının mevsimlik ya da çağrı üzerine çalışma iş sözleşmesi ile çalışıp çalışmadığının araştırılması ve işverence tutulması zorunlu olan ücret ödeme bordrolarının celp edilerek imzalı olan bordrolardaki çalışma süreleri yönünden davacının talebinin reddinin gerektiğini, ayrıca, davada 506 sayılı Yasanın 79/10.maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini” ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
... T.C.kimlik ve 4501200105047 s.s.numaralı davacı ...’ın, davalı işveren ... Zirai Ürün.San.ve Tic.Ltd.Şti.ne ait:
- 14.10.2004 tarihinden önceki sigortalı çalışma iddiasının olay tarihinde mer’i 506 sayılı Yasanın 79/10.maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin müruru nedeniyle dinlenemeyeceğinden bu yöndeki talebinin reddine,
- 1040820.35 sicil sayılı işyerinde; 14.10.2004 – 23.10.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 10 gün çalıştığı, 10 günlük çalışmasının tümünün Kuruma bildirildiği,
- 1210811.35 sicil sayılı işyerinde; 24.10.2004 – 24.9.2005 ve 17.12.2005 – 15.5.2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 466 gün çalıştığı, 21 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 445 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
"İzmir 1. İş Mahkemesi"nden verilen 04.05.2017 tarih, 2015/262 Esas ve 2017/156 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... Zirai Ürün San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer"i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı şirket ve fer"i müdahil Kurum vekilleri; eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, kabul konusu yıllar yönünden eksik inceleme yapıldığı anlaşılmakla; kabul konusu döneme ait puantaj kayıtlarının celbi ile kabul konusu dönemi kapsayacak şekilde bordro tanıklarının dinlenmesi suretiyle yeniden inceleme yapılarak, davacının, davalı işveren yanındaki çalışmalarının niteliği, süresi, çalışmanın kısmi ya da mevsimlik olup olmadığı belirlenmeli, bozma sonrası yapılacak incelemede davalı ve fer"i müdahil kurum yönünden oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek 2004-2006 yılları arasındaki çalışmaların 445 günü geçemeyeceği hususu gözönünde bulundurularak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı ... Zirai Ürün San. ve Tic. Ltd. Şti."ne iadesine, 31.12.2020 gününde karar verildi.