5. Ceza Dairesi 2016/2485 E. , 2017/2646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, zimmete sebebiyet vermek ve dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ..."in ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatine, sanık ... hakkındaki davanın ölüm nedeniyle düşmesine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, sanık ... hakkında rüşvet, sanık ... hakkında rüşvet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek, sanıklar ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanıklar ... ve ... (...)"ın zimmet suçundan mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."in edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, zimmete sebebiyet vermek ve dolandırıcılık suçlarından müdahil sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, Hazinenin usulsüz olarak müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklar ... ve ... hakkında tayin olunan cezanın miktarına göre duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılanlar Kızılay ve Hazine vekillerinin dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz istemlerinin zamanaşımı nedeniyle düşme ve beraat hükümlerine yönelik olduğu, sanık ... hakkında rüşvet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek, sanıklar ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek suçlarından da mahkemece hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, sanık ... hakkında rüşvet, sanık ... hakkında rüşvet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek, sanıklar ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve zimmete sebebiyet vermek, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ..."in ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."in edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık ..."un ... ... Şubesinde olay sırasında başkan, sanık ..."in veznedar, sanık ..."un muhasebeci, ..."nun memur, sanık ..."in .... Ltd. Şirketinin fiili sorumlusu ve çalışanı, sanık ..."ün ... Ltd. Şti. sahibi ve sorumlusu, sanık ..."un dernek başkanı ..."un oğlu olduğu, sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak 765 sayılı TCK"nın 205. maddesinde yazılı
devlet alım satım ve yapımına fesat karıştırma suçunu oluşturduğu ifade edilip lehe olduğu değerlendirilen 5237 sayılı Yasanın 236. maddesinde düzenlenen edimin ifasına fesat karıştırma suçundan hüküm kurulmuş ise de;
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71/son maddesinde "... ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır." hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturabileceği, ancak 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanunu"nda ... ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Yasanın 27/son maddesi ile "Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır." hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de "Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 gün ve 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında 765 sayılı Yasanın 205. maddesinde düzenlenen suçun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, 5237 sayılı TCK"nın 6/1-c maddesinin de 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca ancak 01/01/2009 tarihinden itibaren özel yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi de gözetilerek suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5253 sayılı Dernekler Kanununda ... görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedenleriyle dernek görevlisi sanıkların 765 sayılı Yasanın 205. maddesinde düzenlenen suçun faili olamayacakları, eylemlerinin sübutu halinde güveni kötüye kullanma suçunu, diğer sanıkların eylemlerinin ise güveni kötüye kullanmaya iştirak suçunu oluşturacağı, bu suçun; 765 sayılı TCK"nın 510. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 2002-2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK"nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarındaki kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.