11. Hukuk Dairesi 2019/242 E. , 2019/7371 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07.04.2016 tarih ve 2014/760-2016/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 14.03.2011 tarihinden yapılan olağan genel kurul toplantısında, 2009 ve 2010 faaliyet yılına ilişkin 31/12/2009, 31/12/2010 işletme ayrıntılı bilançoları ile 01/01/2009-31/12/2009 ve 01/01/2010 - 21/12/2010 dönemlerine ilişkin işletme ayrıntılı gelir tablolarının onaylandığını ancak bilanço ve gelir/gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığını ve yapılan işlemlerin şirketi zarar uğrattığını, bilanço onayı ve buna bağlı olarak oluşturduğu yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrası, yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin seçimi ile sermaye artırımına ilişkin kararın, yasa ve ana sözleşme ile dürüstlük kurallarına açık biçimde aykırı olduğunu, ayrıca nakdi sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararın, ortaklığın sermaye ihtiyacından ziyade azınlık pay sahiplerini zarara uğratma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 14 Mart 2011 tarihinde yapılan 2009 ve 2010 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4-5-7 ve 9 numaralı kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı yanın bilançonun gerçekliğine yönelik soyut itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanın iddiasının aksine bilanço ve gelir tablosunda gerçeğe aykırı herhangi bir unsur bulunmadığını, şirketi zarara uğratan herhangi bir işlemden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin 14.03.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2009 ve 2010 yıllarına ait bilançoları ile gelir tablolarının onayına ilişkin 4 numaralı genel kurul kararının, bilançonun ve gelir tablolarının gerçeği yansıtmadığı, kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeni ile iptali şartlarının oluştuğu, gerçeği yansıtmayan bilanço düzenleyen ve buna müdahale etmeyen TMSF tarafından atanan yönetim kurulu üyesi ... ile denetçi Ahmet Turnaoğlu dışındaki diğer yönetim kurulu üyeleri ile denetçi hakkında alınan 5 numaralı ibra kararı ile sermaye artırımına ilişkin 9 numaralı kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık nedeni ile iptali şartlarının oluştuğu, yeni yönetim kurulu üyesi ve denetçi seçimine ilişkin 7 numaralı kararın iptalini gerektirecek kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kuralına aykırı bir eksikliğin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.03.2011 tarihli genel kurulda alınan 2009-2010 yıllarına ait bilançolar ile gelir tablolarının onayına ilişkin 4 numaralı, TMSF tarafından atanan yönetim kurulu üyesi Fethi Çalık ile denetçi Ahmet Turnaoğlu dışındaki diğer yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibralarına ilişkin 5 numaralı, sermaye arttırımına ilişkin 9 numaralı genel kurul kararlarının iptaline, yeni yönetim kurulu üyesi ve denetçi seçimine ilişkin 7 numaralı kararın iptali koşulları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 20/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.