11. Hukuk Dairesi 2019/4500 E. , 2019/7370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2018 tarih ve 2017/645 E- 2018/249 K. sayılı kararın Davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi"nce verilen 22/02/2019 tarih ve 2018/891 E- 2019/179 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun"un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü"nün 19584 sicil numarası ile kayıtlı ve davacının ortağı olduğu şirketin tarafından 26/03/2014 tarihinde resen sicilden terkin edildiğini, oysaki şirketin Mersin Uray Vergi Dairesinde kaydının halen devam ettiğini, şirketin hali hazırda faal durumda ve Mersin Serbest Bölgesinde kayıtlı olduğunu, Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından MRN-2225 numarası ile 2034 yılına kadar faaliyet ruhsatının süresinin uzatıldığını, zilliyetlik-kullanım haklarının bulunduğunu, şirketin adına gayrimenkullerinin ve taşınır mallarının bulunduğunu ileri sürerek şirketin faaliyetlerinin devam edebilmesi için ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 6103 Sayılı Kanunun 20. maddesi hükmüne göre davacı şirketin münfesih durumda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; HMK 114/i maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, aynı konuda davacı şirketin ihyasına karar verilerek kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın HMK 114/i maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi"nce; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 14/04/2017 tarih ve 2016/719 E., 2017/199 K. sayılı kararı ile 6102 sayılı TTK"nın geçici 7. maddesi gereğince davacının ortağı olduğu şirketin tasfiyesi amacıyla ihyasına ve şirketin ek tasfiyesi için şirket ortağı ..."ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği ve ticaret siciline işlendiği, şirketin ünvanının "Tasfiye Halinde Güral Tekstil Elektronik Taşıt Petrol ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti." olduğu ve şirketin tasfiye halinde olduğu, 6102 sayılı TTK"nın geçici 7. maddesi gereğince tasfiye amacıyla ihya edilen şirket yönünden kalıcı olacak şekilde şirketin sürekli ihyasının talep edilemeyeceği, İlk derece mahkemesince davanın usülden reddi kararı sonuç olarak doğru olsa da Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın tasfiyeye yönelik olduğu, somut olayda ise şirketin sürekli ihyası talep edildiğinden dava ile ilgili talep sonucunun aynı olmadığı, kesin hüküm koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle HMK"nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK"nın 353/1-b-2 maddesi gereğince sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin "Kesinleşen karar sonucunda şirketin tasfiye halinde olduğu, 6102 sayılı TTK"nın geçici 7. maddesi gereğince tasfiye amacıyla ihya edilen şirket yönünden kalıcı olacak şekilde şirketin sürekli ihyasının talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine" şeklinde düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.