13. Hukuk Dairesi 2015/18737 E. , 2017/7343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki araç satışının iptali ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, ... Sulh Hukuk Hakimliğinin 2006/605 E sayılı dosyasının davacısı olan ..."ın yaptığı başvuruda babası ..."ın malvarlığını elden çıkardığını ancak Banka hesaplarında ve üzerinde satış bedeline rastlanamadığını, dolandırıldığını ileri sürdüğünü belirterek öncelikle işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığının tesbitini, ehliyetsiz ise vasi tayinine karar verilmesini talep ettiğini, yapılan yargılama sonucunda alınan raporlarda ..."ın işlem ehliyetinin bulunmadığına karar verildiğini ve ..."ın vasi olarak atandığını, vasi ..."ın ... Sulh Hukuk Hakimliğine başvurarak vasisi bulunduğu ... adına işlem ehliyetinin bulunmadığı dönemde yapılan işlemlerin iptali için dava açmak üzere yetki verilmesini talep ettiğini, ... Sulh Hukuk Hakimliğinin 19/06/2007 gün ve 2007/650-625 sayılı kararı ile husumet izni verildiğini, verilen izin doğrultusunda ..."ın işlem ehliyetinin bulunmadığı dönemde 20/03/2006 tarihinde ... 1. Noterliğinin 2451 yevmiye numaralı Kat"i Araç Sözleşmesi ile satışı gerçekleştirilen...plakalı 1984 model ... marka otomobilin davalı ..."a satışının ve daha sonra ..."ın da diğer davalı ... Nadir"e satışı ve aracın .... plaka numarasına kayıt işlemlerinin satıcının işlem ehliyetinin bulunmaması ve bunu bilen davalıların muvazaası sonrası işlemin gerçekleşmiş olması nedeniyle iptali ile vesayet altında bulunan ... adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ..., davacının aracını bedelsiz olarak kendisine devrettiğini ve aracın davacı da kaldığını, bir süre sonra satmak istediğinde vekalet verdiğini ve parayı arabayı sattığı kişiden davacının aldığını, beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... iyiniyetli olarak aracı diğer davalıdan bedeli karşılığında aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava dilekçesinde muris babaları ...’ın davalı ...’a 20/03/2006 tarihinde ... 1. Noterliğinin 2451 yevmiye numaralı Kat"i Araç Sözleşmesi ile ... plakalı 1984 model .... marka otomobilini sattığı sırada fiil ehliyetinin bulunmadığını, davalıların bu durumu bilerek babalarını kandırmaları sonucunda aracı üzerlerine geçirdiğini ve araç bedelini ödemediklerini iddia etmiş ve söz konusu araç satış işleminin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ..., davacıların babasının aracını bedelsiz olarak kendisine devrettiğini ve aracın babalarında kaldığını, bir süre sonra satmak istediğinde vekalet verdiğini ve parayı arabayı sattığı kişiden davacıların babasının aldığını, diğer davalı ... ise iyiniyetli olarak aracı diğer davalıdan bedeli karşılığında aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davacıların muris babaları ... tarafından 20/03/2006 tarihinde satışı yapılan araç ile ilgili davacıların iddiaları doğrultusunda ayrıntılı inceleme yapılmaksızın, o tarihte hakkında kısıtlanma kararı olmadığı için akıl sağlığı yerinde olduğu açıklaması ile davanın reddine karar verilmiş olduğu açık olmakla, davacıların murisinin 20/03/2006 tarihinde dava konusu araca ilişkin yaptığı noter satışı sırasında akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair ilgiliden sağlık raporu sunması istenmediği de gözönünde tutulduğunda davacıların dava konusu aracın murisleri tarafından satışının yapıldığı sırada ehliyetinin bulunmadığı yönündeki iddialarının araştırılmadığı, delil olarak sunulan vasi dosyası ve yine dosya kapsamından varlığı anlaşılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/554 Esas, 2012/36 Karar sayılı dosyası içinde bulunan tıbbi raporların yeterli değerlendirilmediği, satışın yapıldığı tarihte davacıların murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığı açısından yeterli inceleme yapmadan, gerekli tıbbi raporlar alınmadan karar verilmesi hatalıdır.
Tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.