13. Hukuk Dairesi 2015/14982 E. , 2017/7311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olduğunu,davalı kooperatif ile arasında kooperatifin muhasebe kayılarının tutulması, beyannamelerin tanzim edilmesi ve mali konularda danışmanlık yapılması için 01/02/2013 tarihinde sözleşme yapıldığını, yazılı olarak yapılan bu sözleşmenin 01/01/2013-31/12/2013 tarihlerini kapsadığını, davalının yapılan işe karşılık 9.600 TL ücreti nakden ödemeyi sözleşme ile taahhüt ettiğini, 10/01/2013 tarihinde borcun 850 TL"sinin ödendiğini ancak sözleşmenin kendisine yüklediği tüm borçları yerine getirmesine rağmen davalı tarafın yükümlü olduğu borcu ödemediğini, kooperatif temsilcilerinin 2014 yılı için sözleşme imzalamayacakları beyan etmeleri ile 26/01/2014 tarihinde devir teslim tutanağı ile kooperatife ait 27 kalem evrakın davalı kooperatife teslim edildiğini, söz konusu teslim işlemi sırasında davalı kooperatif temsilcilerinin kalan borcu en kısa zamanda ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini ancak borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi sebebiyle davalı kooperatife 10/04/2014 tarihinde ... 2. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ancak bu ihtardan da bir sonuç alınamadığını, ayrıca 1.728 TL KDV"yi de kendi cebinden ödediğini beyan ederek 8.558 TL alacağın 01/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı kooperatif tüzel kişiğine tebliğe çıkartılmamış, temsilciler ... ve ... ... adına tebliğe çıkarılmış fakat herhangi bir cevap sunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; gerekçeli karar bu kez Kooperatif adına da tebliğe çıkarılmış ve hüküm davalı ... Kooperatifi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 36. maddesinde ve ... İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Kamu düzeni ile ilgili olan bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. ( HMK.m.144 ) Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Dosya içeriğine göre, dava dilekçesinin davalı ... Kooperatifi temsilcileri olan gerçek kişiler ... ... ve ... ... adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava dlekçesinde davalı olarak ... ... Yapı Kooperatifi"ni temsilen ... ve ... ... yazılmış ise de mevcut davada dava dilekçesinin tüzel kişiğe haiz ve davacı ile imzalanan sözleşmenin tarafı olan ... ... Yapı Kooperatifi"ne çıkartılması gerekirken temsilci gerçek kişiler adına çıkartılması ve kamu düzenine ilişkin bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşmada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.