
Esas No: 2017/8227
Karar No: 2019/7809
Karar Tarihi: 14.10.2019
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/8227 Esas 2019/7809 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı ile 20/07/2008 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını, ancak 2012 Ocak-2013 Ocak kira döneminden kalan 10 aylık toplam 4.500,00TL kira bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bu amaçla davalıya 15/08/2014 tarih ve 6740 yevmiye numaralı noter ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının ihtara herhangi bir cevap vermediğini, ardından davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2014/3809E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalının süre içerisinde takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davacı ve davalı arasında 1 yıllık kira sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin başlangıç tarihinin 20/07/2008 olduğu, davacı tarafça bu kira sözleşmesinin devam edip etmediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delil sunulmadığı ayrıca söz konusu alacağın 4.500,00TL olduğu, bu hali ile söz konusu alacağın 2.000,00TL"yi aştığı, yazılı bir delil ile ispat edilmesi gerektiği ancak davacının böyle bir şeyi ispat etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 20.08.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli ve aylık 400 TL bedelli kira sözleşmesi imzalanmış olup, davacı tarafça sunulan yazılı sözleşmeye karşı davalının imza itirazı söz konusu değildir. Davalı icra takibine itirazı ile takip konusu alacak ve ferilerine itiraz etmiş, başkaca açıklamada bulunmamıştır. Yargılama sırasında da savunma yapmamış yazılı sözleşmenin aksini ispata yarar bir delil sunmamıştır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6570 sayılı Gayrımenkul kiraları hakkında Kanunun’un 11. maddesine göre kiracı, kira müddetinin bitmesinden en az on beş gün evvel mecuru tahliye edeceğini
yazı ile bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve talep konusu dönem bakımından da uygulama alanı bulacak olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanu’nun 347. madddesine göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça , sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatışmış sayılır. Buna göre mahkemece; kira sözleşmesinin süresinin dolmasını müteakiben kendiliğinden yenilendiği, kiracı tarafından akdin feshedildiği de iddia edilmediğine göre davacının yazılı kira sözleşmesi ile kira sözleşmesini ve kira bedelini ispatladığı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.