2. Hukuk Dairesi 2016/5552 E. , 2017/10808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakasının Artırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, eksik inceleme, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, tazminata uygulanan yasal faizin başlangıcı, nafakalar ve yoksulluk nafakasının başlangıç tarihi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, boşanma davasının kabulü ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, gerekçeli karar başlığında birleşen nafaka artırım davasının gösterilmemesinin maddi hataya dayalı olup, mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte hüküm ifade edeceğinin anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren tazminatlara faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı kadın tarafından delil olarak dayanılan ... Asliye Mahkemesi 2010/256 esas sayılı bağımsız tedbir nafakasına ilişkin verilen ve kesinleşen hükmün gerekçesinde kadının müşterek haneden kovulduğu sabit olup, davacı erkeğin bu davranışı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi lazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
5-Boşanma sebebiyle yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep eden eşin kusurunun daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Davalı kadının çalışmadığından bahisle yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre kadının ev hanımı olduğu belirlenmekle birlikte, davacı erkek tarafından ve bir kısım davacı tanıklarının beyanında kadına babasının ölümü nedeniyle 200 dönüm civarı tarlanın miras kaldığı belirtilmiştir. O halde, mahkemece araştırma yapılarak kadına kalan mirasın boşanma halinde kadını yoksulluktan kurtaracak nitelikte olup olmadığı, gelir getiren bir mal varlığı bulunup bulunmadığı, gelirinin sürekli ve düzenli olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.), (4) ve (5.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.10.2017 (Salı)