Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15541
Karar No: 2015/1864
Karar Tarihi: 09.02.2015

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/15541 Esas 2015/1864 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/15541 E.  ,  2015/1864 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. AİLE MAHKEMESİ
    TARİHİ : 03/04/2014
    NUMARASI : 2013/789-2014/257

    Taraflar arasındaki yardım nafakası ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacılar vekili, dava dilekçesi ile; davacı Serpil ile davalının müşterek çocukları olan Semih için 250,00 TL olarak ödenen iştirak nafakasının yeterli olmadığını belirterek, 750,00 TL" ye çıkarılmasını; yine, tarafların müşterek çocuğu olan reşit davacı Enes"in ........... Üniversitesi ........ Bölümünü kazandığını, gelirinin bulunmadığını, lehine 1.000,00 TL yardım nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevabında; davalının asgari ücret ile çalıştığını, evlendiğini ve bir çocuğunun daha olduğunu; davacı Serpil"in ekonomik durumunun davalıya oranla daha iyi olduğunu ifade ederek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davacı annenin gelirinin davalı babaya oranla çok yüksek olduğu, diğer davacı Enes"in ise iki kurumdan burs aldığı; davalının evlendiği, bir çocuğunun daha olduğu, geçim sıkıntısı çektiği belirtilerek; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
    Davada; iştirak nafakasının artırılması ve yardım nafakası takdir edilmesi talep edilmektedir.
    TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
    TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir, şeklindedir.
    TMK"nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.
    TMK.nun 328/1.maddesinde: “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Aynı yasanın 2.fıkrasında ise, “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.
    TMK.nun 364.maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür."
    Aynı Kanunun 365/2.maddesinde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır.
    Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
    Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
    Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki, bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun"un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.
    Somut olayda; ortak çocuklardan Enes"in 28/05/1994, Semih"in 27/06/1996 doğumlu oldukları; Enes"in.........Üniversitesi"nde .......... Bölümünde okuduğu, ailesinden ayrı kaldığı; Semih"in lise öğrenimine devam ettiği, anne Serpil"in emekli olduğu, 1.200,00 TL emekli maaşının bulunduğu, bunun yanında özel sektörde çalıştığı, 1.480,00 TL de buradan maaş aldığı; baba Tuncay"ın işçi olarak fabrikada çalıştığı, 1.200,00 TL civarında gelirinin bulunduğu yeniden evlendiği, bu evliliğinden de 2012 doğumlu bir çocuğunun olduğu; davacı Enes"in Kredi Yurtlar Kurumu"ndan geri ödemeli olmak şartı ile 300,00 TL kredi aldığı, yine Enes"e annesinin çalıştığı işyeri tarafından 300,00 TL burs verildiği anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca, mahkemece; tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, talep edilen nafakaların nitelikleri, davalı babanın bakım yükümlülüğü ve gelir durumu, bunun yanında annenin de nafakaya katılma yükümlülüğü bulunduğu hususları nazara alınarak; TMK"nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun şekilde, üniversitede öğrenim gören davacı Enes için bir miktar yardım nafakasına hükmedilmesi; yine, reşit olmayan Semih için verilen iştirak nafakasının da bir miktar artırım yapılması gerekirken, ortak çocukların giderlerinin büyük bölümüne annenin katlanmasına neden olacak şekilde, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi