11. Hukuk Dairesi 2019/2827 E. , 2020/842 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/148 E- 2017/622 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 01/03/2019 tarih ve 2018/833 E- 2019/203 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde 2014/62409 sayılı "N NYMPH UNIQUE DESING" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TPMK resmi markalar bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin 2008/64804 sayılı "NÜMPH" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez TPMK"nın 2016-M-1141 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkillerinin markası ile tescile itiraz eden markanın birbirlerine benzemediğini, markalar arasında ne görsel ne fonetik ne de bütünsel açıdan tüketici nezdinde benzerlik tehlikesinin söz konusu olmadığını, müvekkilleri markası ile muhatap marka arasında fonetik olarak bile hiçbir benzerliğin bulunmadığını, orta düzeyde ya da bilinçli tüketicilerin, müvekkillerinin markası ile muhatap markayı birbirine karıştırmalarının hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK’nin 2016-M-1141 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı şirket vekili, müvekkillerinin “NÜMPH” markasının, Türk Patent ve Marka Kurumu (“TürkPatent”) nezdinde 04.09.2008 tarihinden bu yana 2008 64804 sayı ile 18, 25 ve 35. sınıflardaki mallar ve hizmetler üzerinde tescilli olduğunu, müvekkillerinin markasının, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında tanınmış ve korunan bir marka olduğunu, müvekkillerinin “NÜMPH” markası ile davacının davaya konu “NYMPH” esas unsurlu markasının benzer olduğunu, davaya konu “NYMPH” marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin, müvekkillerinin tescilli markası kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı olduğunu, dava konusu “NYMPH” marka başvurusu ve müvekkillerinin “NÜMPH” markası açısından benzerliğin fazlasıyla ortada olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasında yer alan “nymph” ibaresi ile “nümph” ibaresinin telaffüzünün benzer olduğu, mal ve hizmetlerin de 18. sınıfında yer alan “bastonlar’ emtiası hariç benzer olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK"nun 2016-M-1141 sayılı kararının "bastonlar" mal ve hizmeti yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı Sistaş Sayısal İletişim San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK"nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı TPMK"dan alınmasına, 03/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.