Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7523
Karar No: 2019/4030
Karar Tarihi: 29.05.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/7523 Esas 2019/4030 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2016/7523 E.  ,  2019/4030 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Uygulama kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı olan eski 740 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 13467 ada 47 parsel numarasıyla ve 8.879,7 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 741 parsel sayılı 13.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 13467 ada 48 parsel numarasıyla ve 12.563,15 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı olan eski 742 parsel sayılı 5.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 13467 ada 49 parsel numarasıyla ve 5.498,86 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... mirasçıları, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazlarının yüzölçümünün azaldığı, bu azalmanın da davalı ..."e ait parselden kaynaklandığı iddiasıyla dava açmışlardır. Yargılama sırasında dava dışı eski 739 parsel sayılı taşınmazdaki uygulama kadastrosu işleminin davacılara ait parselin yüzölçümüne etkisi olduğunun anlaşılması üzerine, yüzölçümü 10000 metrekareden 9.724,78 metrekareye düşen eski 739 (yeni 13467 ada 46) parsel sayılı taşınmaz malikleri ... ve ... davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhindeki davanın reddine, dahili davalılar ... ve ... aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, çekişmeli yeni 13467 ada 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu gibi tescillerine, yeni 13467 ada 46 ve 47 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline, 31.10.2014 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 429.43 metrekarelik bölümün 13467 ada 46 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden düşülerek 13467 ada 47 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne eklenmesine, yeni 13467 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 9.295,35 metrekare yüzölçümüyle; yeni 13467 ada 47 parsel sayılı taşınmazın ise 9.309,13 metrekare yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve dahili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur. Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişisinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
    Somut olayda; mahkemece, davacılara ait taşınmazlardaki yüzölçümü eksilmesinin dahili davalılara ait eski 739 (yeni 13467 ada 46) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı, davalı ...’e ait eski 742 (yeni 13467 ada 49) parsel sayılı taşınmazda yapılan uygulama kadastrosu işleminin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Dava konusu eski 739 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan davalılar ... ve ..., dosyada keşif yapıldıktan sonra 02.02.2016 tarihli son celseye davet edilmek suretiyle davaya dahil edilmişler ve dahili davalıların ilk defa katıldıkları bu son celsede aleyhlerine karar verilmiştir. Yapılan keşif neticesinde dahili davalılara ait taşınmazdaki uygulama kadastrosu işleminin, davacılara ait parselin yüzölçümüne etkisi olduğu şüphesinin uyanması nedeniyle adı geçen maliklerin davaya dahil edilmesi doğru ise de, dahili davalılara, davaya karşı diyecekleri sorulmak ve varsa delillerini sunmak üzere süre verilmeksizin katıldıkları ilk celsede karar verilmiş olması nedeniyle dahili davalıların savunma hakkı kısıtlanmıştır. Öte yandan, mahkemece yukarıda belirtilen şekilde ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) ve hava fotoğrafları getirtilmeden keşif yapılmış olup, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu, ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) ve hava fotoğraflarının değerlendirmeye tabi tutulmamış olması, tesis ve uygulama kadastrosu paftalarının yukarıda belirtilen şekilde çakıştırılarak gösterilmemiş olması ve davacılar ile davalılara ait taşınmazlardaki tesis ve uygulama kadastrosu sırasındaki yüzölçümü farklılıklarının neden kaynakladığının açıklanmamış olması nedenleriyle yetersizdir. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, dahili davalılar ... ve ..."e, davaya ilişkin savunma ve delillerini sunmaları bakımından imkan tanınmalı, sunmaları halinde tüm delilleri toplanmalı, daha sonra yukarıda belirtilen şekilde ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı), hava fotoğrafları ve eksik diğer tüm belgeler getirtilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra, harita mühendisi sıfatına sahip önceki keşfe katılan bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri bilirkişilere işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, üç kişilik teknik bilirkişi kuruluna yukarıda ayrıntıları gösterildiği şekilde araştırma ve inceleme yaptırılarak denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekili ile dahili davalılar ... ve ...’in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi