13. Hukuk Dairesi 2016/18011 E. , 2017/7015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... İl ... Komutanlığı"nın 2013-2014 yılı ısınma döneminde kullanılmak üzere davalının açtığı kömür alım ihalesini kazandıklarını ve 23.09.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme ile 3250 ton kömür karşılığı 1.163,500,00 TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereği kömürü teslim ettiklerini, ancak usule aykırı olarak ve uzman olmayan kişiler tarafından numune alınarak analiz için Maden ve Tetkik Arama Genel Müdürlüğüne gönderildiğini, davalının analiz sonuçlarına göre teslim edilen kömürün sözleşme kriterlerini taşımadığını belirttiğini, itirazları üzerine alınan numunelerin bu kez Kütahya Tavşanlı Kömür İşletmelerine gönderildiğini, buradan gelen analiz sonuçlarına göre de kömürlerin teknik şartname koşullarını taşımadığının belirtildiğini, kendilerinin de analiz yaptırıp rapor sunmalarına karşın dikkate alınmadığını ve davalının 27.01.2014 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini ve feshin haksız olduğunu ileri sürerek sözleşme bedeli olan 1.163,500,00 TL ile gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000 TL"nin ve menfi ve müspet zararlarına karşılık şimdilik 1.000 TL nin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının teslim ettiği kömürün sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen nitelikleri taşımadığını, numune alımının şartnamenin 4. maddesinde belirtilen şekilde gerçekleştirildiğini, analiz sonuçlarına göre de sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL"nin ve hazineye gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."ya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile davalının açmış olduğu kömür alım ihalesini alarak davalı ile imzaladığı sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek sözleşme bedeli ile gelir kaydedilen teminat tutarının ve müspet ve menfi zararlarının davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında müspet ve menfi zararlarının tazminine ilişkin talebini atiye bırakmıştır. Davalı, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş; yargılama sırasında ... dava konusu alacak kalemlerini temlik aldığını belirterek yargılamaya katılmıştır. Mahkemece, yapılan keşif sonucu alınan numuneler analiz için Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğüne gönderilmiş ve gelen analiz sonuçlarının sözleşmede belirtilen değerlere uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL"nin ve hazineye gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."ya verilmesine karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece BK"nun 183 vd. maddeleri ile HMK"nun ilgili maddeleri ve sözleşme hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmaksızın ..."ya davacı sıfatı tanınarak hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Esas yönünden yapılan değerlendirmeye gelince, bilindiği üzere BK gereği sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olup, bu ilkenin doğal sonucu olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartname taraflar açısından bağlayıcıdır. Bu nedenle, davalının ayıplı mala ilişkin iddia ve savunmanın öncelikle sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen yöntem gereğince belirlenip olayın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Sözleşme ve teknik şartnameye uyulmamış ise davacının iddiası doğrultusunda ayıbın teknik yönden usulünce incelenmesi gerektiği halde sadece analiz raporu alınarak ve bu rapor davalıya tebliğ edilmeksizin karar verilmesi mümkün değildir. O halde Mahkemece, sözleşme ve teknik şartnamede öngörülen usul tek tek irdelenip bunun sonucuna göre yeniden inceleme yapılıp yapılmayacağının ve bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının takdir edilmesi, yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği kanısına varılması halinde ise konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci ve ikinci bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince davalının sair temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.