Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2556
Karar No: 2017/6965
Karar Tarihi: 08.06.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/2556 Esas 2017/6965 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/2556 E.  ,  2017/6965 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı asil ..."un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, yabancı uyruklu olup Türkiye’de yaşadığını, araç almak istediğini, yabancı uyruklu olmasından dolayı alım satım işlerinin uzun ve sorunlu olacağı düşüncesiyle, ...plaka sayılı aracı 17.12.2007 tarihinde yetkili bayiden davalı adına satın aldığını, aracın parasını bizzat kendisi ödediğini, taraflar arasında aracın mülkiyetinin kendisine ait olup tarafından kullanılacağı ve talep halinde devrinin üzerine yapılacağı, yapılmaz ise araç bedelinin ödeneceği hususunda inanç sözleşmesi yapıldığını, bir müddet sonra aracın devrini alma isteğini ihtar ile karşı tarafa bildirdiğini, ancak ihtar gereğinin yerine getirilmediğini belirterek araç bedeli olan 33.674,30TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; birleşen davası ile de, aracın mülkiyetinin aidiyeti ile taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 7.maddesinde belirlenen cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, aracın iddia edildiği gibi davacı tarafından alınmadığını, bizzat bedelini ödeyerek kendisi satın aldığını, esasen davacının yurt dışından parası geldiğinde araç bedelini ödeyeceğini söyleyerek satış bedelini ödemesini sağladığını, aradaki dostluğa ve iyi niyete güvenerek satış bedelini ödediğini ve aracı bedelsiz olarak davacıya teslim ettiğini, ancak davacının araç bedelini ödemediğini, sözleşme uyarınca aracın zilyetliğini devrettiğini, araç bedeli ödenmediği için de aracın devrini vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, 08.10.2010 tarihli karar ile asıl ve birleşen davanın reddine, karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2011/5270Esas 2012/636Karar 19.01.2012 tarihli ilamıyla, davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bu kez direnme kararı verilmiş ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/13-671Esas 2014/441Karar 02.04.2014 tarihli ilamıyla direnme kararının da bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde mahkemece, bozma ilamlarına uyularak, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı olan 48 GF 744 plaka sayılı aracın tescil kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, cezai şarta ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; verilen bu hüküm, bu kez her iki tarafça temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, yabancı uyruklu olmasından dolayı satın aldığı aracı davalı adına tescil edildiğini ve bu hususta taraflar arasında sözleşme aktedildiğini, istemine rağmen araç devrinin yapılmadığını belirterek eldeki davayı açmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan 05.12.2007 tarihli araç devir sözleşmesinden kaynaklanmış olmakla birlikte, mahkemece, kararın gerekçe bölümünde sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından bahsedilerek, cezai şart talebinin reddine karar verilmiş ise de, adı geçen sözleşme gerek Dairemizce gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun direnme kararı üzerine verilen ilamı ile inançlı sözleşme olarak kabul edilmiştir. İnançlı sözleşmenin sadece yazılı olması yeterli olduğundan sözleşmenin 7. maddesine dayanarak ileri sürülen cezai şart hükümlerinin oluşup oluşmadığının inançlı sözleşme hükümlerine göre tarafların ileri sürdükleri iddia savunma ve dosyadaki delil-belgelere göre değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi