13. Hukuk Dairesi 2016/19113 E. , 2017/6952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan noter gayrimenkul satış sözleşmesi ile sözleşmeye konu taşınmazın vadeli olarak satıldığını, taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmeyi feshettiklerini, yine sözleşmenin 5. maddesinde fesih halinde taşınmazın teslim edilmesi ve kullanım bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak taşınmazın teslim edilmediği gibi kullanım bedelinin de ödenmediğini, davalıya taşınmazın teslimi için ihtarname çekildiğini, davalının bu ihtarnameye de uymadığından taşınmazda fuzuli şagil durumuna geldiğini ve ecri misil ödemesi gerektiğini ileri sürerek; taşınmazın teslimine, kullanım bedeli olarak 18.03.2008-02.09.2008 tarihleri arası 68.750,00TL"nin temerrüt tarihinden işleyecek %53 faiziyle, ihtarname tarihinden taşınmazın bankaya teslim edileceği tarihe kadar aylık 12.500,00TL ecrimisil bedelinin de % 53 temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 5. maddesinde peşinat ödendiğinde zilyetliğin devredileceğinin öngörülmesine karşın zilyetliğin devredilmediğini, kullanım bedelinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise, sözleşme gereği toplam 279.980,76 TL miktarında ödeme yapıldığını ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL"nin avans faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir
1-Asıl dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi nedeniyle taşınmazın tahliyesi, aylık kullanım bedeli ve ecrimisil bedelinin tazmini, karşı dava ise sözleşme gereği ödenen bedelin tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı- karşı davalı, karşı davaya yönelik olarak cevap dilekçesinde, 18.03.2008 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 3. maddesinde sözleşmenin feshi halinde satış bedeline mahsuben ödenen meblağın % 50 sinin cezai şart olarak irat kaydedileceğine ilişkin düzenleme bulunduğundan, cezai şartın davalı- karşı davacının sözleşme gereği ödediği bedelden mahsup edilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı- karşı davalının cezai şarta ilişkin mahsup talebine yönelik olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde “İş bu satış vaadi sözleşmesinin tanzimi ve peşinat tutarı 125.000,00 YTL ödendikten sonra taşınmazın zilyetliği alıcıya devredilecektir. İş bu satış vaadi sözleşmesinin satıcı tarafından feshi halinde; alıcı taşınmazın zilyetliğini teslim aldığı tarihten başlamak üzere taşınmazı tahliye edeceği tarihe kadar geçen süreler için aylık 12.500,00 YTL kullanım bedelini satıcıya ödeyecektir.” düzenlemesi mevcuttur. Sözleşmenin bu hükmü uyarınca davacı- karşı davalının taşınmazın zilyetliğini davalı- karşı davacıya teslim ettiğini ispatlaması gerekir. Her ne kadar bu hususta keşif mahallinde tanık dinlenmiş ise de, tanığın beyanı bu hususu ispatlamak için yeterli ve açık değildir. O halde mahkemece davacı- karşı davalıya taşınmazı davalı-karşı davacıya teslim ettiği yönündeki delilleri sorulup bu hususta araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı- karşı davalı, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı- karşı davacı yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 1.387,55 TL harcında davalı Hasana Çatkaya"ya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.