5. Hukuk Dairesi 2020/3573 E. , 2020/7144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06/02/2020 gün ve 2019/11299 Esas - 2020/1694 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığına arttırılması istemine ilişkin, karar davacı vekilinin temyizi üzerine düzeltilerek onanmış; bu karara karşı, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede, dava konusu taşınmaza dava tarihi itibariyle değer biçen 17.04.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın m2 birim fiyatının 1.500,00 TL/m2 olarak belirlendiği, bozma sonrası hükme esas alınan ve taşınmaza uygulamanın tapuya tescil edildiği tarih itibariyle değer belirleyen 20.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmaza 0.60 TL/m2 birim fiyat takdir edildiği gözetildiğinde alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen m2 birim fiyatı inandırıcı bulunmadığı gibi, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda değer biçmede emsal alınan taşınmazın farklı mahallede bulunduğu ve yüzölçümünün de dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü olduğu hususları da nazara alındığında hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
Dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa düzenlemesi dikkate alınarak davalı idare vekilinin avukatlık ücretine yönelik karar düzeltme isteminin reddine, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin ise kabulu ile 06.02.2020 gün ve 2019/11299-2020/1694 E/K sayılı bozma ilamının kaldırilmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava; imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığına arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar inandırıcı görülmemiştir. Şöyle ki;
Dava konusu taşınmaza dava tarihi itibariyle değer biçen 17.04.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın m2 birim fiyatının 1.500,00 TL/m2 olarak belirlendiği, bozma sonrası hükme esas alınan ve taşınmaza uygulamanın tapuya tescil edildiği tarih itibariyle değer belirleyen 20.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmaza 0.60 TL/m2 birim fiyat takdir edildiği gözetildiğinde alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen m2 birim fiyatı inandırıcı bulunmadığı gibi, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda değer biçmede emsal alınan taşınmazın farklı mahallede bulunduğu ve yüzölçümünün de dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü olduğu hususları da nazara alındığında hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu itibarla; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re"sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan karar düzeltme ve temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.