4. Hukuk Dairesi 2015/855 E. , 2016/413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/10/2014
NUMARASI : 2014/26-2014/760
Davacılar C.. S.. ve diğeri vekili Avukat T..S..tarafından, davalı H.. K.. aleyhine 27/01/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikâyet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, sitede güvenlik görevlisi olarak çalıştıklarını, site sakinlerinden olan davalının kendilerinin boş dairelerde fuhuş yaptırdıklarına ilişkin ihbarda bulunduğunu, şikayet üzerine K.. B..yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirterek, davalının haksız ve mesnetsiz suçlamaları nedeniyle uğradıkları manevi zararının giderilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının eyleminin hak arama özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği ve şikâyetin haksız olduğu gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “..” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.
Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “...” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. T..K.. 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmış, 25. maddesinde kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı belirtilmiş, B..’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.
Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikâyet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikâyeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikâyet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikâyetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Dosya arasındaki, davalının K...B.. verdiği 13/11/2013 tarihli şikayet dilekçesinin incelenmesinde, şikayetin konusunun gerekli emniyet tedbirlerini almamak ve ihmal olduğu, içeriğinde ise sitedeki güvenlik görevlilerinin vardiyalı bir şekilde çalıştıklarını, site sakinlerinin anahtarlarını bu kişilere bıraktıklarını, güvenlik görevlilerinin boş daireleri kontrolsüz ve gelişi güzel kişilere kiraya verdiklerini, bu kişilerin de uygunsuz davranışlarda bulunduklarını belirterek güvenlik görevlilerinden şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, davalının, davacılar hakkındaki şikayet dilekçesinde doğrudan fuhuş yaptırdıklarına ilişkin bir ibare yer almamaktadır. Davalı söz konusu sitede meydana gelen uygunsuz davranışlardan dolayı diğer site sakinlerinin de bu yönde beyanlarından sonra gerekli önlemlerin alınması ve güvenlik görevlilerinin ihmalinin araştırılması için şikayetçi olmuştur. Şikayetin olağan kuşku üzerine somut emarelere dayandırılarak yapıldığının kabulü ile istemin tümden reddi gerekirken, şikayetin haksız olduğundan bahisle istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.