16. Hukuk Dairesi 2018/717 E. , 2019/3902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ...-Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan 261 ada 2 parsel sayılı 13.032,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ve müşterekleri adına, 261 ada 52 parsel sayılı 456,54 metrekare yüzölçümündeki 2 adet ahşap samanlık ve bahçe vasıflı taşınmaz 4 hisse itibariyle, 3/4 hissesi ..., 1/4 hissesi ... adlarına, 264 ada 103 parsel sayılı 178,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4 hisse itibariyle, 2/4 hissesi ..., 1/4 hissesi ..., 1/4 hissesi ... adlarına, 366 ada 4 parsel sayılı 410,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 8 hisse itibariyle, 4/8 hissesi ..., 2/8 hissesi ..., 1/8’er hissesi ... ve ... adlarına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazlardan 261 ada 52 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan samanlığın, babası ...’a ait olduğu iddiasına dayanarak, bu hususun taşınmazın beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle; davacı ... ve müşterekleri, miras yoluyla gelen hakka ve satın alma nedenine dayanarak, dava konusu taşınmazlardan 264 ada 103 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinin hisse oranlarının yeniden belirlenmesi istemiyle; davacı ... ise, miras yoluyla gelen hakka ve satın alma nedenine dayanarak, 261 ada 2, 52; 264 ada 103 ve 366 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ile ...’ın 261 ada 52 parsele yönelik davalarının ayrı ayrı reddine, 261 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davacı ..."ın 261 ada 2, 264 ada 103 ve 366 ada 4 parsellere yönelik davasının ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine, 261 ada 2, 264 ada 103 ve 366 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, davacılar ... ve müştereklerinin 264 ada 103 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmaz 8 hisse kabul edilerek 5/8 hissesinin ..., 1/8 hissesinin ... ve 2/8 hissesinin ise ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmazlardan 261 ada 2 ve 366 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu taşınmazlardan 264 ada 103 parsel sayılı taşınmaz yönünden; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Somut olayda; davacı ... ile davacılar ... ve müşterekleri, miras yoluyla gelen hakka ve satın alma nedenine dayanarak, tespit maliklerinin taşınmazdaki hisse oranlarının yeniden belirlenmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ...’ın davasının feragat nedeniyle reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; yine aynı taşınmaz ile ilgili olarak, davacılar ... ve müştereklerinin davasının kabulüne, dava konusu 264 ada 103 parsel sayılı taşınmazın, tespit maliklerinin taşınmazdaki hisse oranlarının yeniden belirlenerek adlarına tesciline karar verilmek suretiyle, infazı mümkün sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamış olması isabetsiz ise de, ... tarafından birden fazla taşınmazın dava konusu edildiği ve davacının, taşınmazların bir bölümü ile ilgili olarak davasından feragat ettiği, feragat edilen taşınmazlarla ilgili “tespit gibi tescil” hükmü kurulurken, 264 ada 103 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili de maddi hata sonucu “tespit gibi tescil” hükmü kurulduğu, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 2. fıkrasının 3. bendinde yer alan “... 264 ada 103 ...” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılarak, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
3- Dava konusu taşınmazlardan 261 ada 52 parsel sayılı taşınmaz yönünden; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 19. maddesine göre, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhtesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilir. Dosya kapsamına göre; taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanlar, teknik bilirkişi, ziraat bilirkişi ve inşaat bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriklerinden, taşınmazın üzerinde kadastro tespitinden önce davacı ...’ın murisi olan babası ... tarafından yaptırıldığı anlaşılan 2 adet samanlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; söz konusu muhdesatların anılan Kanun maddesi gereğince, ...’a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.