20. Ceza Dairesi 2017/5270 E. , 2017/5672 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Sanıklar ... ve ... yönünden; "30/11/2009"
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden "31/12/2009"
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan 333 gün adli para cezasının paraya çevrilirken 6660 TL olarak yazılması gerekirken hesap hatası sonucu 6666 TL olarak yazılması,
4-Gerekçeli karar başlığına suç tarihlerinin, sanıklar ... ve ... yönünden; "30/11/2009", sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden "31/12/2009" olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin “2009” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2-Hükmün müsadereye ilişkin bölümünde “kırıntılarının” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunelerin” ibaresinin eklenmesi,
3-Hükmün 3. bölümünün 5. paragrafında yer alan "6666" ibaresinin yerine "6660" ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosya kapsamına göre sanığın 30/11/2009 tarihli eylemi sabit ise de, 31/12/2009 tarihinde diğer sanık ...’nın kullandığı araçta ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna ilişkin diğer sanık ...’un sanıktan 500 TL alıp dosyası tefrik edilen sanık ...’e gönderdiğine ilişkin beyanı dışında, sanığın savunmalarının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3-Gerekçeli karar başlığına suç tarihlerinin, sanık yönünden "30/11/2009 ve 31/12/2009" olarak yazılması yerine “2009” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi