9. Ceza Dairesi 2020/2060 E. , 2020/566 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanmak
Hüküm : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.12.2008 tarihi yerine 2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında görevi kötüye kullanma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ve anılan karara yapılan itiraz sonucunda itirazın reddine karar verilerek ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesinleşmiş ve sanığın görevi kötüye kullanma suçundan TCK’nın 257/2.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenerek bu iddianame doğrultusunda yargılama yapılarak sonuçlandırılmış ise de;
Olayın iddianame ve ön inceleme raporunda yer verilen oluş şekline göre ... Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doktor olarak görev yapan sanığın, bazı kişiler için muayene yapmaksızın reçete düzenlediği, hastaların düzenlenen raporlardan haberdar olmadıklarının iddia olunduğu,
Aynı olay nedeniyle, sanık tarafından düzenlenen reçetelerin ibraz edildiği eczanede çalışan bazı sanıklar hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/165 Esas 2012/239 Karar sayılı dosyası (bozma sonrası 2015/234 Esas 2017/695 Karar) üzerinden resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından yargılama yapıldığı ve bir kısım sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/165 Esas, 2012/239 Karar sayılı kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/04/2015 tarih 2013/12237 Esas 2015/25903 Karar sayılı ilamı ile “Sanıklar ... ve ... tarafından muvazaalı olarak işletilen İzmir Estel Eczanesi"nin faaliyetleri kapsamında, haklarında ayrıca soruşturma yürütülen bir kısım doktorların da katkısıyla, bazı kişiler için muayene yapılmaksızın reçete düzenlendiği, belli durumlardaki hastalarda ve tedavilerde kullanılabilecek bazı ilaçların bu durumda olmayan kişilere reçete edildiği, hastanede çalışan şirket personelinin ve eczane çalışanlarının yakınlarına ait reçetelere bu kişilere ait olmayan ilaçların eklendiği, hastaların sağlık karnelerine henüz ilaç almadıkları halde almış gibi imza attırıldığı, alınmayan ilaçların ilgilisince alınmış gibi SGK"ya fatura edildiği, eczanede yapılan incelemede kesilmiş olarak ele geçen küpürlerin fazladan reçetelerde kullanılmak için hazırlandığı, yine bu küpürler içerisinde yer alan "Flomaks Mr 0,4" kapsüle ilişkin sahte küpürlerin kullanılması suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında; dosya kapsamından, sanıklardan ..."ın anılan eczanede belli bir süre çalıştıktan sonra ... Eczanesi"ne döndüğünün yerine ise ..."ın geldiğinin; sahte reçete düzenleme eylemleri ile ilgili olarak doktorlar ..., ... ve ... hakkında ayrıca soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması, sanıklardan ..., ... ile mağdur ..."un aşamalarda alınan beyanlarında Dr. ..."un da anılan eczane için reçete düzenlediğini ileri sürmeleri, mahkemece ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulması; hükme esas alınan 05.01.2012 havale tarihi raporda bilirkişilik yapan ..."nun Sosyal Güvenlik Kurumu uzmanı olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, ... ve ... hakkındaki suç duyurusunun ve doktorlar ..., ... ve ... hakkındaki soruşturmanın akıbeti ile Dr. ... ve başkaca doktorlar hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırılarak, bu kişiler hakkında dava açılmış ve derdest olması halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin alınması ile, gerekli görüldüğü takdirde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, sanıkların suçlarının sübutu ve sahtecilik eylemlerinin doktorlarla iştirak halinde gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması durumunda, 5237 sayılı TCK"nın 204/2. maddesi kapsamında memurun resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak suçunu oluşturacağı da gözetilerek, sübut bulan eylemlerin ve bu eylemleri sanıkların ne şekilde gerçekleştirdiğinin karar yerinde somut olarak açıklanıp tartışılmasından sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
Somut olayda sanığın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarını işlediğinin anlaşılması halinde, üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun belirtilen suçların içinde eriyeceği,
Bu halde öncelikle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/04/2015 tarih, 2013/12237 Esas 2015/25903 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak sanık hakkında sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması yönünde Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.