13. Hukuk Dairesi 2015/40786 E. , 2017/6699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,... abonesi olduğunu, 30/08/2012 tarihinde yayının haksız olarak kesildiğini,müşteri hizmetlerine durumu ilettiğinde kendisinin illegal kullandığı isnadında bulunulduğunu, 15 gün sonra yayın aktif hale getirilse de tekrar aynı gerekçe ile kesildiğini, durumu aktarmasına rağmen sorunu çözemediği için rahatsızlıklarının arttığını ve zarara uğradığını ileri sürerek 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davaının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 58.maddesi (eski Borçlar Kanunu 49.md) hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davacının kişisel haklarınn zarara uğratıldığına dair delil ve emare bulunmadığı gerekçe gösterileek manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Ne var ki, davalı yayın kuruluşunun mahkemeye hitaben verdiği müzekkere cevabında illegal kullanım olduğuna dair yanlış bilgilendirme neticesinde yayının belli tarihlerde kapatıldığı bildirilmiştir. Öyleyse davacının usulune uygun olarak ücretini ödemek sureti ile yararlandığı hizmet için illegal olduğu isnadı yapılması açıkça kişilik haklarına zarar veren bir eylem olarak kabul edilmelidir.Mahkemece, davalının da illegal olduğu zannıyla hareket ettiğini kabul etmesi karşısında manevi tazminat yönünden uygun bir tazminata hükmetmesi gerekirken, aksi kanaatle bu yönden talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3. 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK"nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1890,00 TL"ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen kısım 1890,00 TL"yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 3.bent gereğince davalının temyiz dilekçesinin reddine peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 27,70 TL harcında davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.