20. Ceza Dairesi 2017/6325 E. , 2017/5447 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında İstanbul 5. Çocuk Mahkemesi"nce 19.04.2016 tarihinde 2015/450 esas ve 2016/221 sayılı kararı ile verilen 4800 TL adli para cezasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 07.12.2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Sanık hakkında 22.01.2014 tarihli eylem nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 08.05.2014 tarihli, 2014/1683 iddianame sayılı iddianamesi ile TCK"nın 191/1.f.2.c, 31/3 ve 191/2-3-4-5-6 ve 7. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2-İstanbul 5. Çocuk Mahkemesi"nce 05.03.2015 tarihinde 2014/378 Esas ve 2015/163 Karar sayı ile verilen, hükümlü ..."ın TCK"nın 191/1, 31/3 maddeleri gereğince verilen 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; hakkında verilen hükmün 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, ayrıca 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK"nın 191/3. maddesi gereğince sanığın bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetim süresi içinde yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurması veya kullanması halinde hükmün açıklanacağı aksi takdirde davanın düşmesine karar verileceğine ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3-Tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı aşamasında, Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından hükümlüye 10 gün içerisinde Müdürlüğe müracaat etmesi, belirtilen süre içinde mazereti olmaksızın başvuru yapılmadığı takdirde tekrar bir uyarı yapılmadan hakkında verilen kararın hapis cezasına çevrilmesi talebiyle dosyasının mahkemeye gönderileceği ihtarını içerir 25.06.2015 tarihli uyarılı davetname çıkarıldığı, bu davetnamenin 15.07.2015 tarihinde hükümlünün bizzat kendisine tebliğ edildiği, hükümlünün yapılan çağrıya uymaması üzerine yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 13.08.2015 tarihli ve 2015/254 ÇDS sayılı yazısı ile sanık hakkındaki ilam dosyasının kapatılarak İstanbul 5. Çocuk Mahkemesi’ne gönderildiği, Mahkemesince 19.04.2016 tarih, 2015/450 esas ve 2016/221 sayılı karar ile sanık hakkında daha önce verilen 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasına ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı bu cezanın TCK 50 ile 52 maddeleri gereğince 4.800 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 07.06.2016 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B)Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında,
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerektiği cihetle, belirtilen şekilde tebligat yapılmaması sebebiyle davanın durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Denilerek, İstanbul 5. Çocuk Mahkemesi"nin 19.04.2016 tarih, 2015/450 Esas ve 2016/221 sayılı Kararının bozulması istenmiştir.
C)Konunun Değerlendirilmesi:
TCK"nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır" hükmüne yer verilmiştir. Sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligat yapılmış, sanık başvuruda bulunmamıştır. Sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerekir.
Somut olayda "ısrar koşulu" gerçekleşmediğinden hükmün açıklanmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi istemi benimsenmiştir.
KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 5. Çocuk Mahkemesi"nin 19.04.2016 tarih, 2005/450 Esas ve 2016/221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.