11. Hukuk Dairesi 2017/817 E. , 2018/6626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi"nin 08.09.2016 tarih ve 2015/414 E. - 2016/283 K. sayılı dosyasında verilen kararın ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair davada ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nce verilen 13/12/2016 tarih ve 2016/17-2016/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 22.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle birlikte, müvekkilinin 30. sınıftaki ürünleri içeren, " ... + şekil", "... ... + şekil", "... ... ... + şekil", "... ... + şekil", "... ... + şekil" ibareli ve sırasıyla 2014/16485, 2014/16512, 2014/16525, 2014/16584 ve 2014/16595 numaralı marka tescil başvurularının, davalı ..."ın 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren "..." ibareli 2008/7336 ve "lezzetin adı ... + şekil" ibareli 2007/22273 numaralı markalarına dayalı itirazı sonucu, diğer davalı ... Markalar Dairesince reddine karar verdiğini, bu karara itirazlarının da ... ..."nın sırasıyla 2015/M-8293, 2015/M-8413, 2015/M-9715, 2015/M-9713, 2015/M-10005 sayılı kararlarıyla reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaretler ile davalı markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerliğin bulunmadığını, özel anlamına gelen "..." sözcüğünün ayırt edicilik seviyesinin düşük olduğunu ileri sürerek, davalı ... ..."nın anılan kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı, başvuru konusu ibarelerle redde mesnet markaların ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, 556 sayılı KHK"nin 8/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddinin zorunlu bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca "..." ibaresinin Almanca bir kelime olduğu, İngilizce"de de "...e" şeklinde yer alan kelimenin Türkçe"de "özel" anlamına geldiği, "..." kelimesinin anlamının toplumun önemli bir kesimi tarafından bilindiğinden de şüphe olmadığı, ayırt edicilik bakımından kendisinden önce veya
sonra gelen kelimeleri tamamladığı, herkesin kendisine ait ürünleri özel olarak tanımlamasının da mümkün olduğu, bu haliyle anılan kelimenin aslında 30. sınıftaki ürünler için tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, markaların ayırt edici niteliği düşük bir unsuru ortak olarak içermesi halinde, karıştırılma olasılığının değerlendirilmesinin, ortak olmayan unsurların benzerliklerinin veya farklılıklarının dikkate alınarak yapılacağı, davacı başvurularının konusu olan işaretlerde "..." ibaresinin diğer unsurlarla birlikte ürünün niteliğini, kişiye özel olduğunu göstermek amacıyla, kendi tanınmış lider markasıyla birlikte özgün bir kompozisyon içerisinde kullanıldığı, "..." ibaresinin işletmesel köken olarak iki işareti ayrıştırdığı, başka bir ifadeyle markaların farklı unsurlarının birbirlerine benzer başka şekil veya kelimeleri içermediklerinden, bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenim itibariyle tamamen farklı olduğu, davalı markalarının, davacı başvurularının konusu olan işaretlerin tescilini engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... ..."nın anılan kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Davalılar vekillerinin ayrı ayrı kararın istinafını talep etmiş olup, mahkemece, davacı vekilince esasen ayrı bir dava konusu olması gereken 2015/M-10005 sayılı ... ... kararının iptali istemini, 22.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 02.11.2015 tarihli işbu davanın konusuna dahil etmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalı ... ..."nın 2015/M-8293, 2015/M-8413, 2015/M-9715 ve 2015/M-9713 sayılı kararlarının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, davalı ... ..."nın 2015/M-10005 sayılı kararlarının iptali isteminin reddine, davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ayrı ayrı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak ayrı ayrı davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, ayrı ayrı davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve davalı ..."dan alınmasına, 24/10/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.