Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/6828
Karar No: 2020/7381
Karar Tarihi: 21.12.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/6828 Esas 2020/7381 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/6828 E.  ,  2020/7381 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı 1979 ile 1981 tarihleri arasında ve 1982 yılından 2014 yılına kadar aralıksız olarak ... Muhtarlığı nezdinde geçen çalışmasının tespitini talep etmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesince,davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren ... Tüzel Kişiliği bünyesinde 01.01.1985 ile dava tarihi olan 02.07.2014 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesince, ‘dinlenen tanıklar ve köy defterleri içeriği ile davacının çalışmalarının ispatlandığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu’ gerekçesi ile davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    SGK vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    Mahkemece, dosya kapsamında bulunan, köy defteri, jandarma araştırması ve tanık beyanları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu hüküm eksik araştırmaya dayalıdır.
    Dosyada bulunan köy karar defterinin incelenmesinden; ilk defa 01.01.1985 tarihinde köy korucusuna elbise alınmasının gider olarak gösterildiği, ancak 31.05.1991, 30.04.1992 ve 30.06.1993 tarihlerinde ... adlı kişiye köy korucusu açıklaması ile ödeme yapıldığı, davacının adına ilk defa 12.10.1988 tarihinde içme su yolu arızası için ödeme yapıldığı, ancak aynı tarihte bu açıklama ile ödeme yapılan dört kişi daha bulunduğu, davacıya köy korucusu açıklaması ile ilk ödemenin 31.07.1994 tarihinde yapıldığı, ödeme miktarının motor bakımı açıklamasıyla her ay düzenli olarak devam ettiği ve bu dönemde köy korucusu açıklamasıyla ödeme yapılan başka biri bulunmadığı, 02.11.1998 tarihli kararda ihtiyar heyetinin toplanarak köyün resmi korucusu ve içme suyu salma işini yapan ... ile aylık ne kadar para alacağı ile ilgili kararının altının köy muhtarı ve azaları ile resmi korucu sıfatıyla davacı tarafından imzalandığı, 01.11.1999 tarihli kararda davacının resmi korucu olarak başka talip olmadığından koruculuk görevine ücret karşılığı devam etmesinin kararlaştırıldığı,en son 29.12.2006 tarihinde davacının köye gece bekçisi olarak tutulmasına ilişkin karar bulunduğu,bu tarihten sonra köy defterinde köy katibine yapılan ödemeler dışında her hangi bir kişiye yapılan ödemeye dair karar alınmadığı görülmektedir.
    Jandarma tarafından eski ve yeni köy muhtarı ile yapılan görüşme sonunda tutulan 21.12.2015 tarihli tutanakta , köy halkının davacının 30 yıldır köyde koruculuk yaptığını ve ücretinin halk tarafından toplanan para ile ödendiğini beyan ettikleri, mahkemece tanık olarak dinlenen köyde 1980-2017 arası görev yapan muhtar ve azaların, davacının 1985 yılından itibaren yıllarca tek korucu olarak çalıştığını, ramazanda davul çaldığını, su saatlerini gezip yazdığını, köye gelen evrak ve mektupları dağıttığını,köyün suyunun 2 km uzaklıkta olması nedeniyle her gün gidip suyu açtığını ve maaşının köylüden toplanan para ile karşılandığını ifade ettikleri anlaşılmaktadır.
    Köy karar defterinde 1991-1993 yılları arasında köy korucusu olarak ismi geçen ...’ın köyde korucu olarak çalışması bulunup bulunmadığı hususunda beyanı alınarak, köyde koruculuk-bekçilik görevinin birden fazla kişi tarafından yerine getirilip getirilmediği araştırılmalı ve böylece davacı dışında bir kişinin 31.07.1994 tarihi öncesinde köy korucusu olarak çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmalı, yine 2006 yılı sonrasında davacıya korucu olarak ödeme yapıldığına dair köy defterinde bir kayıt bulunmadığından bu dönemden itibaren karar defterlerinde köy katibi olarak adı geçen kişiler dinlenip davacının 2006 sonrasında çalışmasının devam edip etmediği, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa hangi nedenlerle kayda geçirilmediği belirlenmeli, ihtilaflı dönemde köy korucusu olarak davacıya silah verilmesi ve geri alınmansa ilişkin jandarma komutanlığındaki kayıtlar getirtilmeli, köy içme suyu isale hattının bakım ve onarımı konusunda ne şekilde bir çalışma olduğu (ihtiyaç halinde çağırma, günlük bakım vs.) açıklığa kavuşturularak çalışmanın süresi belirlenmeli,yine mahkemece tespite karar verilen tarihler arasında çalışan köy muhtarı, imam ve öğretmenlerin çalıştığı dönemler ilgili yerlerden tespit edilip beyanlarına başvurulmak suretiyle, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek ve davacının 2006 yılı sonrasında da çalıştığı iddiasının ispatlanamaması durumunda hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
    Açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi"nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi