18. Hukuk Dairesi 2014/21466 E. , 2015/1511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, .. İli ... İlçesi .. Köyü ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da karar vermeye elverişli değildir.
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi uyarınca; bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki özelliği (arsa veya arazi) belirlenerek arsa ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre, arazi ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlar dikkate alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin tespiti gerekir.
Geri çevirme kararı sonrası dosyaya getirtilen ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı"nın 20.11.2014 günlü yazısında, dava konusu taşınmazın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı onama sınırları dışında kaldığı; ... Belediye Başkanlığı"nın 31.07.2014 tarihli yazısında ise taşınmazın yerleşim merkezine uzak olduğu, belediyenin yol ve çöp toplama hizmetlerinden faydalandığı belirtilmiştir. Belirlenen bu özelliklerine göre, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile bu yönde değerlendirme yapılması gerekirken, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına da aykırı olarak arsa değerlendirmesini esas alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi,
2-İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedeli, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değerleri arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre, Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereğince, taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğü; taşınmazın cinsi, kullanım şekli, üzerinde bulunan bina ve ağaç gibi varlıkların etkilenip etkilenmediği, irtifak hakkının niteliği, (boru hattı, enerji nakil hattı vs.) taşınmazda kapladığı alan ve yeri, mesafesi ve istikameti dikkate alınarak tespit edilir. Taşınmazdan geçen enerji nakil hattının geçtiği yer, bina ve ağaçlara mesafesi, ağaç ve binanın enerji nakil hattından etkilenip etkilenmeyeceği ve ne şekilde etkilendiği, yerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi kurulundan alınacak denetime elverişli rapor ile belirlenmelidir.
Yukarıda gösterilen hususlar araştırılıp, ağaç ve binanın enerji nakil hattından etkilenip etkilenmediği, tespit edilip açıklanmadan, ağaç, bina ve arazinin toplam değeri üzerinden irtifak bedeli hesaplayan bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Mahkemece tespit edilen ve davalı adına banka hesabına yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalıya ödenmesine karar verildiğinden, dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bitiminden karar tarihine kadar tespit ve tescil dosyasında belirlenen kamulaştırma bedeli ile Kamulaştırma Kanunu"nun 27. maddesi uyarınca açılan acele el koyma davasında yatırılan bedel arasındaki farka faiz işletilmesi gerekirken, mahsup yapılmadan ve faizin bitiş tarihi gösterilmeden tespit edilen kamulaştırma bedeline, davanın açılışından dört ay sonra başlamak üzere yasal faiz işletilmesi,
4-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescil davasının bu niteliğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı idare yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.