Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/5670
Karar No: 2021/1660
Karar Tarihi: 15.02.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/5670 Esas 2021/1660 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı reddetmiştir. Ancak, temyiz istemi üzerine Yargıtay bozma kararı vermiştir. Özellikle, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanması davalarda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önüne geçmek için dikkatli davranılması gerektiğine vurgu yapılmıştır. Davada, davacı 15.09.2005-01.06.2010 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak çalıştığının tespitini talep etmiş. Davacıya yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle mahkeme davanın hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Ancak, temyiz istemi sonucunda, davacının yaşlılık aylığı bağlanmış olması hizmet tespiti davası yönünden hukuki yarar şartını ortadan kaldırmayacağına dikkat çekilmiştir. Hüküm de, eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırıdır. Kanun maddeleri ise 506 sayılı Yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 86. maddesidir.
10. Hukuk Dairesi         2020/5670 E.  ,  2021/1660 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkeme, ilâmında belirtildiği üzere davanın reddine karar vermiştir.
    Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 86. maddesidir.
    Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
    Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunmasıdır.
    Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (...; aktaran: ...: Davada Menfaat, ... 2009, önsöz VII).
    Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.
    Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan "olumlu dava şartları" arasında sayılmaktadır.
    Nitekim, aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu"nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E.-914 K.; 5.6.1996 gün ve 1996/18-337 E.-542 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E.-946 K. ve 25.05.2011 gün ve 2011/11-186 E. 2011/352 K. sayılı kararlarında da, benimsenmiştir.
    Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.
    Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığının, mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir.
    Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar, dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının, o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa, hukuki yarardan söz edilemez (..../..../....: Medeni Usul Hukuku, ... 2011, s.297).
    İnceleme konusu davada; davacı davalı apartmanda 15.09.2005 - 01.06.2010 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacıya 01.05.2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle davanın neticelenmesinde davacı açısından hukuki yarar şartı ortadan kalktığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Somut dosyada; davalı kurum tarafından davacıya toplam 7732 gün 4/1-a sigortalılığı üzerinden 01.05.2017 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı bildirilmiştir. Davacının talebi 15.09.2005 - 01.06.2010 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti olup, davacının hizmet tespiti talebinde bulunmasında, yaşlılık aylığı bağlama oranı ve prim gün sayısında değişiklik olması, işçilik alacakları haklarının doğması gibi, davacı lehine çeşitli sonuçlar doğurmasının mümkün olması karşısında, hukuki yararının bulunduğu açıktır. Bu itibarla davacıya
    aylık bağlanmış olması hizmet tespiti davası yönünden hukuki yarar şartını ortadan kaldırmayacaktır.
    Ayrıca talep edilen hizmet süresinin kurumca kabul edilerek, aylığa esas alınan sigortalılık süresine dahil edilip edilmediğinin de araştırılması gerekir. Bu nedenle ihtilaf konusu 15.09.2005 - 01.06.2010 dönemine ilişkin hizmetin kurumca kabul edilip edilmediği ve bu dönemde geçen hizmet süresinin yaşlılık aylığına esas alınan sigortalılık süresi içerisinde yer alıp almadığı kurumdan sorulmak suretiyle araştırılmalı, ilgili bilgi ve belgeler istenerek davanın konusuz kalıp kalmadığı irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ..."ne iadesine, 15/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi