13. Hukuk Dairesi 2015/40729 E. , 2017/6164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile arasında 04.12.2010 tarihinde iş merkezi satış ve pazarlama sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davalılar tarafından yapılacak olan iş merkezindeki tüm iş yerlerinin satış ve pazarlamasının komisyon karşılığı kendisi tarafından yapılacağını, satışın yapılması için broşürler bastırdığını, tabela yaptırdığını, sözleşmenin yapılmasından 20 gün sonra ...’ya 190.000,00 TL bedelle bir dükkan sattığını ancak komisyon ücretini alamadığını, bu sırada davalıların dava konusu sözleşmeyi ihtarname ile 30.05.2011 tarihinde feshettiklerini, sözleşmeden vazgeçildiği takdirde vazgeçme tarihinden itibaren kalan iş yerlerinin satışı nedeniyle doğacak % 2 komisyon bedellerinin ödenmesinin taahhüt edildiğini, davalıların fesih ihtarından önce ve sonra yer sattıklarını belirterek sözleşmenin haksız olarak fesih edilmesi nedeniyle broşür ve tabela masrafı ile geliş gidiş için harcanan yakıt vs. olmak üzere uğradığı 3.007,00 TL maddi zarar, sözleşme devam ederken yapılan satışların komisyonları ve davalıların sözleşmeden cayması ile kendisine ödemeleri gereken komisyon ücretine mahsuben 30.000,00 TL olmak üzere toplam: 33.007,00 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tellallık-emlakçılık sözleşmesi olduğunu, tellallık ücretinin faaliyetin yoğunluğu, harcanan emek ya da yapılan masrafla ilgili olmadığını, yapılan satışlara ilişkin müşterilerin kendileri tarafından bulunduğunu, tellallık ücretinin peşin olarak ödendiğini, davacının başka müşteri getirmediğini, bu yönde çaba göstermediğini, bu nedenle tellallık sözleşmesini haklı olarak feshettiklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve 25.582,40 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda davacı, davalılar ile yaptığı ... komisyon sözleşmesi gereği davalıların inşaa ettiği işyerlerinin satışını yapmayı taahhüt ettiğini, ancak yaptığı satışlar karşılığında davalıların ücretini ödemedikleri gibi aralarındaki sözleşmeyi de haksız olarak feshettiklerini iddia ederek davalıların sözleşmeden vazgeçtiği tarihten itibaren kalan iş yerlerinin satışı nedeniyle doğacak % 2 komisyon bedellerinin ödenmesi ve satışını yaptığı taşınmazlara ilişkin komisyon ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise davacı ile aralarındaki sözleşmeyi feshetmekte haklı olduklarını, davacının dava konusu işyerlerinin satışı için gerekeni yapmadığını taşınmazları kendilerinin sattığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece davalıların 04/12/2010 tarihli ihtarnamede belirttikleri fesih bildiriminin haksız olduğu, davalıların sözleşmeden vazgeçme tarihinden itibaren kalan yerlerin satışından doğacak %2 komisyon bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri için bu bedellerin davacı Uğur ..."a ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak taşınmazların tapu kayıtlarındaki satış bedelleri üzerinden davacının komisyon alacağı hesaplanmıştır. Ancak tapu alım satımı sırasında belirtilen değerlerin taşınmazların gerçek alım–satım değeri olmadığı ve değerin düşük gösterildiği herkesin bildiği hayatın bir gerçeğidir. Ayrıca davacının davalılar ile yaptığı sözleşmeden 20 gün sonra yaptığı dükkan satışının 190.000,00 TL bedelinde olması ve dava konusu taşınmazlara ilişkin dosyaya sunduğu satış ilanlarında 30 m2 dükkanlar için 07.12.2014 tarihinde 225.000,00 TL ve 180.000,00 TL bedel talep edildiği dikkate alındığında tapu kayıtlarındaki satış bedellerinin gerçeği yansıtmadığı bu nedenle dava konusu dükkanların gerçek satış bedellerinin tespit edilerek dava konusu alacağın belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalıların tüm, davacının ikinci bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 436,88 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 1.310,65 TL harcın davalılardan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.