13. Hukuk Dairesi 2017/4630 E. , 2017/6161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ... tarafından muhtelif işçilik alacağının tahsili talebiyle Bakanlıkları ve ... ... Temizlik Otomasyon Gıda Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd Şti ile ... Temizlik Tur. ... otomasyon San. Ve İç ve Dış Tic. Ltd Şti aleyhine ... 1. Asliye Hukuk (iş ) Mahkemesi’nin 2008/278 sayılı dosyası üzerinden açılan alacak davası neticesinde fazlaya ilişkin ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ödemek zorunda kaldıkları 2.442,06TL"nin ödeme tarihi olan 06/01/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıların sorumlulukları oranında tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 1.371,07 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda ve ... İnşaat Adi ortaklığından her iki şirketin payları oranında müştereken alınarak davacıya verilmesine, 1.371,07 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İztemsan LTD Şti.’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yapmış olduğu ihale neticesinde davalılar ... İnş. Taahhüd Tem. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti ve ... Gıda İnş. Tem. Güv. Kağıt. .... İlaçlama İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti’nin kurduğu adi ortaklık ile hizmet alımı sözleşmesi imzalanmış ve davacı bu adi ortaklık tarafından çalıştırılan dava dışı işçiye ödediği bir kısım işçilik alacaklarının bu davalılardan tahsilini istemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde; “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.”
621. maddesinde; “Her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlüdür. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır. Bir ortağın katılım payı, bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki; bir şeyin mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasara, ayıptan ve zapttan sorumluluğa ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.”
622. maddesinde; “Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler.”
623. maddesinde; “Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir.” hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Ortakların, aksine bir sözleşmenin varlığı kanıtlanamadığı takdirde ortaklık borçları ile gelirlerinden eşit oranda hak ve sorumluluk sahibi oldukları kabul edilmelidir.
Tüm bu nedenlerle adi ortaklığı oluşturan davalılar ... İnş. Taahhüd Tem. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti ve ... Gıda İnş. Tem. Güv. Kağıt. .... İlaçlama İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti’nin dava konusu işçilik alacaklarından dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden kısmından müteselsilen sorumlu olduğuna karar vermek gerekirken, 1.371,07 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda ve ... İnşaat Adi ortaklığından her iki şirketin payları oranında müştereken alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme ilamının hüküm bölümünün 1-a nolu fıkrasından “1.371,07 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda ve ... İnşaat Adi ortaklığından her iki şirketin payları oranında müştereken alınarak davacıya verilmesine,” sözlerinin ve rakamının çıkarılarak, yerine “1.371,07 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Taahhüd Tem. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti ve ... Gıda İnş. Tem. Güv. Kağıt. .... İlaçlama İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,“ sözlerinin ve rakamının yazılmasına, mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine, iş bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.