
Esas No: 2020/3843
Karar No: 2021/1651
Karar Tarihi: 15.02.2021
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/3843 Esas 2021/1651 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı sigortalılık başlangıç tarihinin 03.01.1988 tarihi olduğunun tespitini talep etti.
II-CEVAP
Davalı Kurum davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmasını ispatlaması gerektiğini iddia ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 03.01.1988 olduğunun tespitine karar vermiştir.
B-BAM KARARI
... Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından İlk Derece Mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışmayı ortaya koymaya yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını, yetersiz tanık anlatımlarına dayanılarak kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; davacı 03.01.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın talep gibi kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ... tarafından davacı adına verilmiş 03.01.1988 tarihli işe giriş birdirgesinin bulunduğu, kurumda iş yerine ait 1988/1 ve 2. dönem bordrolarının bulunmadığı, 1987/3 dönem bordrosunun olduğu ancak bu dönemde bildirilen ..."ın da vefat ettiği, dosyada dinlenen davacı tanıklarının da aynı işverenden işe giriş bildirgelerinin bulunduğu, ancak tanıklara ait çalışmanın 1986 ve 1987 yıllarında geçtiği anlaşılmaktadır.
Somut dosyada dinlenen davacı tanıkları davacı davalı nezdinde, talep ettiği tarihte çalıştığı yönünde beyanda bulunmuşlar ise de; tanıkların sigorta başlangıcına esas çalışmaları 1986 ve 1987 yıllarında geçtiğinden, çalışmanın varlığının tespiti yönünde komşu iş yeri tanıklarının da beyanı alınmalıdır.
Bu itibarla komşu iş yeri araştırması yapılmalı, tespit edilecek iş yerleriyle ilgili bilgi ve bordrolar celp edilerek bu iş yerlerinde bordrolu çalışanların veya iş yeri sahiplerinin çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.