13. Hukuk Dairesi 2017/2705 E. , 2017/6069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Yeni ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve buna bağlı yönetmelik ile belediye meclisi kararına dayanarak evini kendisine konut verilmesi karşılığında davalı belediyeye devrettiğini, 8526 numaralı kıymet takdir komisyonu raporunda bina, müştemilat ve ağaç bedelinin 18.724,65 TL olarak belirlendiğini, bu belirlemenin Bayındırlık Bakanlığı"nın her yıl belirlediği birim fiyatlardan düşük olduğunu, yapısına 2.sınıf B grubu yapılarak dikkate alınarak belirleme yapılması gerekirken 3.sınıf A grubu yapılar dikkate alınarak belirleme yapıldığını, ayrıca sözleşme yılı dikkate alınarak yapının değeri belirlenmesi gerekirken 2007 birim fiyatları esas alınarak yapı bedelinin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarından kaynaklanan fark alacaklar ile kargir bina hesabı sonrasında belirlenecek tüm yapı bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan şimdilik 16.852,00 TL"nin tahsilini istemiştir.
Davalı, Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve yönetmelik ile belediye meclis kararı uyarınca davalının ancak enkaz bedelini isteyebileceğini idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idai eylem ve işlemler nedeniyle açılan tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı taraca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı ile davalı ... arasında Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde imzalanan sözleşme uyarınca, arsa üzerinde bulunan gecekonduya, müştemilat ve ağaç bedellerinin hatalı belirlendiği ve tamamına takdir edilen bedelin eksik ödendiği iddiasıyla açılmıştır. Eldeki davada öncelikle çözülmesi gereken sorun, davanın görüm ve çözüm yerinin İdari Yargı Mahkemelerine mi, yoksa Adli Yargı Mahkemelerine mi ait olduğu hususudur. Bu itibarla idari işlem ve idari eylemin kapsamının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur
Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu , davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı)
Bilindiği üzere görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da oluşmaz. Bu itibarla yukarıda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca davacının talebinin özel hukuk hükümlerine tabi kişisel hakka dayalı olduğu, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görevli mahkemenin adli yargı mahkemesi olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince temyiz olunan kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.