Taraflar arasında görülen iştirak nafakasının artırılması davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının boşandıklarını, müşterek çocuklarının velayetinin müvekkiline verildiğini, mahkemece müvekkili lehine 125,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk lehine 125,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, nafakaların yetersiz kaldığını öne sürerek, yoksulluk nafakasının 100 TL, iştirak nafakasının ise 275 TL artırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK"nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. 2)Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü getirilmiştir. Öte yandan HMK"nun 114/g maddesi gider avansını dava şartı olarak düzenlemiştir. Somut olayda, mahkemece HMK"nun 120/2.maddesi gereğince davacı tarafa 50 TL gider avansını yatırması hususunda 16.11.2011 tarihinde iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı, 16.11.2011 tarihinde ve süresi içerisinde 50 TL lik gider avansını mahkeme veznesine yatırarak, tahsilat makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir. Hal böyle olunca, gider avansının mahkeme veznesine süresi içerisinde davacı tarafça yatırdığı gözetilerek, mahkemece davanın esasına yönelik karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.