13. Hukuk Dairesi 2015/40706 E. , 2017/6006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kulüp ile aralarında 04.09.2012 başlangıç 31.05.2014 bitiş tarihli profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında ödenmeyen 38.500,00 TL maçbaşı ücret alacağının bulunduğunu ileri sürerek, bunun ticari faziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kulüp, davacı sporcuya ödemeler yapıldığını, değişik tarihlerde toplam 34.600,00 TL para cezası verildiğini beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.600,00 TL"nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında mevcut profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen maçbaşı ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşme kapsamında davacının alacağı hesaplanıp, ödemeler mahsup edildikten sonra, uygulanan para cezalarının sportif ceza kapsamında kaldığı, buna ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin Türkiye Futbol Federasyonu olduğu ve para cezalarının iptal edilmediği sürece geçerli olduğu görüşü benimsenerek, toplam 36.400,00 TL"lik para cezasının mahsubu yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmelidir ki; 16.5.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun bu hususa ilişkin 5. maddesinde ilk derece hukuk kurulları başlığı altında Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Disiplin kurulları, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulunun oluşturulduğu,aynı maddenin ikinci bendinde “İlk derece hukuk kurulları kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, ... Statüsü, ...’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili ... kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkilidir.” şeklinde düzenlemeye yer verilerek, ilgili kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmeyerek, bu düzenleme ... ana Statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir.
5894 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ... Ana statüsünün 56. maddesinde 21.7.2011 tarihinde yapılan değişiklik ile Kulüpler ve futbolcular arasındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilaflarda, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların Mecburi hakem olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıklarda ise Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şartı getirilerek, uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde uyuşmazlık çözüm kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmakta olup, ... statüsünde yapılan bu düzenleme ile Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun yetkisi sözleşmenin tarafları yönünden ihtiyari hale getirilmiştir.
Futbol Federasyonunun Ana Statüsünün 56. maddesinde, Uyuşmazlık Çözüm kurulunun mecburi tahkim görevi içinde bırakılan sportif cezalar Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatının (...) 30. maddesine göre tarafların talebi üzerine Uyuşmazlık Çözüm kurulu tarafından verilen cezalar olup, bu düzenlemeye göre Profesyonel Futbolcu Sözleşmesini koruma dönemi içerisinde taraflardan birinin haklı bir sebebe dayanmaksızın fesh etmesi halinde, sözleşmeyi haksız fesh eden tarafın diğer tarafa tazminat ödemesine karar verilebileceği gibi, futbolcu yönünden müsabakadan men, kulüp yönünden transfer yasağı getirilmesi gibi bazı sportif cezalarında uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda profesyonel futbolcu sözleşmelerine bağlı olarak spor kulübünün kendi yaptığı iç düzenlemelere dayalı olarak uyguladığı para cezalarının ... 30. maddesinde düzenlenen ve Uyuşmazlık Çözüm kurulu tarafından verilen sportif cezalarla ilgisinin bulunmadığı, tamamen taraflar arasındaki özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle mecburi tahkim hükümlerine göre bu para cezalarına karşı Uyuşmazlık çözüm kuruluna başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu para cezasına ilişkin mahsup talebine dair somut uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan 04.09.2012 tarihli Profesyonel Futbolcu sözleşmesi ve bu sözleşmede atıf yapılan davalı Spor kulübünün iç disiplin düzenlemeleri kapsamında çıkardığı disiplin yönetmeliğine göre uygulanan para cezasının yerindeliği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi olan 03.07.2013 tarihi itibariyle mevcut Türkiye Futbol Federasyonu Ana Statüsünün 56. maddesindeki ihtiyari tahkim düzenlemesine göre “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu”nun ihtiyari tahkim yetkisinin kabul edildiğine dair yazılı talepte bulunulmadığı gözetilerek, para cezasına ilişkin ihtilafın “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” tarafından çözümlenmesi mümkün değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup, sözleşme hukuku ve ilkelerine göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda para cezasına ilişkin uyuşmazlığı çözümleme görevi adli yargının görevi içerisinde kalmaktadır. Öyle olunca mahkemece davalının para cezasına ilişkin mahsup talebi yönünden öncelikle para cezasının ... hükümlerine göre usule uygun olup olmadığı ve yerindeliği değerlendirilmek suretiyle işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu konudaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Türkiye Futbom Fedarasyonu olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi gereğince "futbolcuya verilen para cezaları ilk hakedişlerinden kesilir" hükmü gözetilerek verilen para cezasının mahsubu ile neticeye gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
2-Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.