8. Ceza Dairesi 2019/13848 E. , 2020/503 K.
"İçtihat Metni"Mala zarar verme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/11/2018 tarihli ve 2018/40446 soruşturma, 2018/23950 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/03/2019 tarihli ve 2019/644 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, müştekinin, şüpheli ile aynı apartmanda oturduklarını, şüphelinin 2018 yılı Ağustos ayı içerisinde çatı katında bulunan malzemelerini kendisine haber vermeksizin alıp bilinmeyen bir yere attığını, olaya ilişkin tanıkları olduğunu beyan ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, müştekinin soyut iddiaları dışında bir delil bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verilmiş ise de; müşteki vekili tarafından 22/11/2018 tarihinde verilen şikayet dilekçesinde tanık olarak gösterilen kişiler ile şüphelinin olaya ilişkin ifadelerinin alınması ve sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönüyle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.05.2019 gün ve 2019-6593 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2019 gün ve KYB/2019-59863 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi ... vekilinin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 22.11.2018 tarihli dilekçesi ile şüpheli ..."ün şikayetçinin mallarına zarar verdiğini belirterek tanıkları da bildirerek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/40446 soruşturma, 2018/23950 karar nolu, 29.11.2018 tarihli kararı ile “müştekinin soyut iddiaları dışında bir delil bulunmadığı” gerekçe gösterilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2)İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda, şikayetçinin şüpheli ile aynı apartmanda oturduklarını, şüphelinin 2018 yılı Ağustos ayı içerisinde çatı katında bulunan malzemelerini kendisine haber vermeksizin alıp bilinmeyen bir yere attığını,.... ve ..."in olaya ilişkin tanıkları olduğunu beyan ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, şikayetçinin soyut iddiaları dışında bir delil bulunmadığı ve tanıklardan ... ile şüpheli arasında husumet bulunduğunun ve dinlenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ise de; şikayetçi vekili tarafından 22.11.2018 tarihinde verilen şikayet dilekçesinde tanık olarak gösterilen kişiler ile şüphelinin ve şikayetçinin olaya ilişkin ifadelerinin alınması ve sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı"nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliği"nin 06.03.2019 gün, 2019/644 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309/4-a. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 13.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.