Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1902
Karar No: 2016/2446
Karar Tarihi: 28.03.2016

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2016/1902 Esas 2016/2446 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı kira sözleşmesi nedeniyle borç tahsili yapmak amacıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davalılar itiraz etmiştir ve mahkemece davacının talebinin kısmen kabul edilerek, itirazının iptali ve icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davalılardan biri olan kefilin kefalet sözleşmesi, yasal şekle uygun olmadığı için borçtan sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir. Bu nedenle, davalı kefil aleyhine verilmiş olan karar bozulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi ve HUMK'nın 428. maddesi uyarınca kararın yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesi kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmadığını ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar, tarih ve müteselsil kefil olması halinde bunun belirtilmesi gerektiğini düzenlemektedir.
6. Hukuk Dairesi         2016/1902 E.  ,  2016/2446 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : İtirazın iptalı

    Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili dava dilekçesinde; Ödenmeyen aidat, su ve doğalgaz borçları nedeniyle davalı kiracı ve kefil aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı borçluların haksız yere borca itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.270,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
    1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracı şirket vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davalı kefil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili 01.09.2012 Başlangıç tarihli, bir yıl süreli işyeri kira sözleşmesine istinaden 04.06.2013 tarihinde kiracı Şirket ve kefil ... hakkında başlattığı icra takibi ile ödenmeyen toplam 2.270,00 TL aidat, su ve doğalgaz bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Davalı ..."nun kira sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığına ilişkin uyuşmazlık yoktur. Ne var ki, sözleşmenin kefil sıfatıyla imzalanmış olması, doğrudan davalının kefil olarak sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Kefaletin, yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olması da zorunludur. 6098 sayılı TBK ise 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. TBK"nun 583. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır." düzenlemesi yer almaktadır. Yasada tarif edilen şekle aykırı düzenlenen kefalet sözleşmesine istinaden kefalet sorumluluğu doğmaz.
    Somut olayda davalı ..."nun kefilliğine ilişkin kira sözleşmesi, 6098 Sayılı TBK"nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olduğundan, kefaletin şekil şartları 6098 Sayılı TBK hükümlerine tabidir. Kira sözleşmesinde, kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsilen kefil olduğuna ilişkin açıklamalar kefilin el yazısı ile belirtilmediğinden, yasal şekle uygun verilen bir kefillik söz konusu olmadığından, davalının borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracı şirket yönünden kararın ONANMASINA, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kefil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davalı kefil ... yönünden BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı kiracı şirketten alınmasına, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi