Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/91
Karar No: 2015/26257
Karar Tarihi: 22.12.2015

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/91 Esas 2015/26257 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2015/91 E.  ,  2015/26257 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Dava Türü : Alacak

    YARGITAY İLAMI

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı, davalı şirket ile 07.01.2011 tarihinde 1 yıllık Özel Öğretim Kurumlarında Görev Alan Öğretim Elemanlarına Mahsus İş Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu sözleşme uyarınca davalı şirkette Matematik öğretmeni olarak bir yıl çalıştığını, sözleşme süresi sonunda tarafların yeniden anlaşarak 11.01.2012 başlangıç ve düzenleme tarihli bir yıllık yeni sözleşme yaptıklarını ve bu sözleşme şartları uyarınca matematik öğretmeni olarak çalışmasına devam etmiş olduğunu, sözleşme süresinin 11.01.2013 tarihinde bitmesine sözleşmeye ve iş hukukundan doğan ödevlerine uygun olarak çalışmasına rağmen 15.06.2012 tarihinde aradaki iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından tek taraflı ve haksız olarak fesih edilmiş olduğunu, işten çıkarılış tarihi olan Haziran 2012 ücretinin de gecikmeli olarak 06.07.2012 tarihinde 701,13 TL olarak ödenmiş olduğunu, geriye kalan 598,87 TL bakiye ücretin ise ödenmediğini, sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak 15.06.2012 tarihinde fesih edilmiş olduğunu, sözleşmenin süresi 11.01.2013 tarihinde sona ereceğinden dolayı bu aradaki 6 ay 11 günlük ücret alacağının (aylık 1.300,00 TL den 6 ay 11 günlük ücret toplamı olan 8.276,00 TL nin) tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, davalı işveren yanında yaklaşık olarak 1 yıl 5 ay çalışmış olduğunu, davalı tarafından haksız fesih yapıldığından ve bir yılı geçkin çalışması bulunduğundan dolayı kıdem tazminatına hak kazanmış olduğunu belirterek; kıdem tazminatının bakiye ücret alacağının Haziran 2012 ücretinin eksik ödenen kısmının, sözleşme gereğince ücret ödemelerinin gecikmesinden dolayı ödenmesi gereken gecikme cezalarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Taraflar arasında davacının bakiye süre ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Mahkemece davacının 818 sayılı Kanunun 325. maddesi (6098 sayılı Kanunun 408. maddesi) uyarınca bakiye süreye ilişkin olan, yani sözleşmenin sona ereceği 11.01.2013 tarihine kadar olan tüm ücret alacağını talep edebileceği, dolayısıyla davacının 2012 yılı Temmuz-Aralık ayları arasındaki döneme ilişkin toplam 6 aylık ücreti ile 2013 yılı Ocak ayında 11 günlük süreye ilişkin ücret alacaklarını talep edebileceği, ücret bordrolarına göre davacının aylık ücreti 2012 Temmuz ayından itibaren brüt 940,50 TL olduğu, davacının ücreti asgari ücretin altında olamayacağından 2013 yılı Ocak ayı ücreti de o tarihteki asgari brüt ücret olan 978,60 TL olarak kabul edilerek, davacının bakiye süreye, yani 2012 Temmuz ayı ile 11 0cak 2013 tarihi arasındaki döneme ilişkin olarak davacının ücret alacağının brüt 6.001,82 TL olarak hesaplandığını ancak; ücret bordroları ve banka hesap ekstresinin incelenmesinden; davacıya 2012 yılı Temmuz ayı ücretinin tamamı ve 2012 yılı Ağustos ayına ilişkin 22 günlük ücretin ödenmiş olduğundan; davacının çalışmadığı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin olarak kendisine ödenmiş olan bu ücretlerin, brüt 6.001,82 TL olarak hesaplanan ücret alacağından düşüldüğünde ise davacının bakiye süreye ilişkin olarak talep edebileceği alacak miktarın 4.371,62 TL olduğu gerekçesiyle davacının bakiye süre ücreti alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
    Eğitim ve öğretim faaliyetinin süreklilik arz etmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin gerek ilk kurulmasında ve gerekse yenilenmesinde esaslı unsur aranması karşısında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na göre çalışan yöneticiler ile öğretmenlerin, kısaca eğitim personelinin sözleşmelerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira bir eğitim personeli bu kapsamda eğitim faaliyeti devam ettiği sürece çalıştırılmakta ve emekli olsa da iş sözleşmesi devam etmektedir. Bu çalışma 10 yılı aşan bir süreyi de kapsamaktadır. Yasadan kaynaklanan belirli süreli olma özelliği eğitim personelinin iş güvencesi hükümlerinden yararlandırılmaması eleştiri konusu yapılmaktadır.
    Gerçekten eğitim personeli ile ilgili yazılı sözleşme yapılması hükmü değerlendirildiğinde bu sözleşmenin belirli süreli olmaktan çok asgari süreli belirsiz iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun 9. maddesine göre “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile özel öğretim kurumunu temsil eden kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikteki esaslara göre yazılı olarak yapılmalıdır”. Buradaki en az bir takvim yılı ibaresinden açıkça bir asgari süre öngörüldüğü açıktır. Eğitim ve öğretim devam eden bir faaliyet olduğuna göre asgari süre iki yılda, üç yılda olabilir. O halde eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin yasadan kaynaklanan asgari süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
    Asgari süreli sözleşmeler, tarafların bildirimli fesih haklarını asgari bir süre için ortadan kaldırdıkları belirsiz süreli sözleşmelerdir. Tarafların öngördükleri asgari sürenin bitimi ile sözleşme kendiliğinden sona ermemekte, sözleşme belirsiz süreli olarak devam etmektedir. Bu özelliği nedeniyle asgari süreli sözleşmeler belirli süreli olarak kabul edilmemektedir. Belirsiz süreli olarak kabul edilmelerinin nedeni tarafların sözleşmenin sona erme zamanını belirlememiş olmalarıdır. Belirsiz süreli kabul edildikleri için asgari süreli sözleşmenin işveren tarafından sona erdirilmesi halinde işçi şartları varsa iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.
    Bu durumda, Dairemizin halihazırdaki kabulüne göre özel eğitim kurumunda matematik öğretmeni olarak çalışan davacının iş sözleşmesi asgari süreli olduğundan bakiye süre ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi