Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/872
Karar No: 2018/6276

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/872 Esas 2018/6276 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2017/872 E.  ,  2018/6276 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 09.09.2016 tarih ve 2014/488 E. - 2016/687 K. sayılı dosyasında verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/11/2016 tarih ve 2016/31-2016/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, tescilinden sonra davalının, müvekkiliyle benzer adreste müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturacak şekilde "..." adıyla faaliyet göstermeye başladığını, her ne kadar davalının, müvekkilinin markasının tescilinden sonra " ..." ibareli marka başvurusu varsa da davalının "..." şeklindeki kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine, 10.000"er TL maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin işlettiği otelin "..." olduğunu, müvekkilinin bu ad ile dava tarihinden önce yaptığı marka başvurusunun da tescil edildiğini, müvekkilinin tescilli markasına uygun kullanımda bulunduğunu, herhangi bir benzerlik ve iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının "..." markasıyla davalının kullanımındaki "...l" ibaresi arasında karıştırılma ihtimali doğuracak şekilde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihinden önce davalının "..." adlı marka başvurusunu yaptığı, yargılama aşamasında da markanın tescil edildiği, davalının tescil tarihinden itibaren markasını kullanma hakkı doğduğu, davalının tescilli markasındaki esaslı unsur olan "..." ibaresini kullanmasının davacının markasına
    tecavüz oluşturmadığı, davacının iddialarının davalının markasının hükümsüzlüğü için açılacak bir davada değerlendirilebileceği, davacı markası ile davalı kullanımı arasında da bir
    benzerlik bulunmadığı gözetilerek bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
    Davacı adına tescil edilen markanın esaslı unsuru “...” ibaresidir. Davalı adına tescilli marka ise “ ...” asıl unsurundan oluşmaktadır. Dava dosyasındaki belgelerden davalı markasının tescil edildiği halinden farklı olarak ve sadece “...” olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca tescilli marka hakkı kullanımı yasal bir kullanım olmakla birlikte, markanın tescil edildiğinden farklı ancak başka bir markayla iltibas uyandıracak biçimde kullanımı anılan maddeye uygun kullanım olarak değerlendirilemez. Somut uyuşmazlıkta davalının sadece “...” ibaresi olarak markanın kullanımı 556 sayılı KHK’nın 9 ve 61. madde kapsamında davacının “...” ibareli markasına tecavüz oluşturduğu gözetilmeden yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemece tesis edilen kararın davacı vekilinin temyiz istemi lehine BOZULMASINA, HMK"nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/10/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi