8. Hukuk Dairesi 2015/8537 E. , 2015/11378 K.
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi, yıkım
Temil .... ile.... aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının görevsizliğine dair Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 01.07.2010 gün ve 93/162 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
1-Aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, vekil edenin malik sıfatıyla zilyedi bulunduğu tapusuz taşınmaza, davalı tarafından hakkı olmadığı halde elatılarak ev inşasına başlandığını açıklayarak, elatmasının önlenilmesini ve müdahale edilen alandaki inşaatın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK"nun 683. maddesi uyarınca açılan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlar hakkında, davanın açıldığı 26.06.2008 tarihinden sonra ve karar verilmeden önce kadastro tutanaklarının düzenlendiği, 312 ada 1 ve 2 nolu parseller olduğu, Dairenin geri çevirme yazısı üzerine alınan Kadastro Müdürlüğü"nün 12.04.2013 tarihli cevabi müzekkeresinden anlaşılmaktadır. Aynı yazıda, parsellerin kadastrodan önce davalı bulunduklarından kadastro tutanak asıllarının Yusufeli Kadastro Mahkemesi"ne gönderildiği bildirilmiştir.
Dairece dosya iki kez mahalline geri çevrilerek gerekli bilgiler ve tutanakların birer onaylı örnekleri istenilmiş ise de bu konuda yeterli bilginin temin edilemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu bakımdan dava konusu taşınmazlar hakkında tutulan tutanakların birer örneklerinin getirtilmesi, Yusufeli Kadastro Mahkemesi"nde davalı olup olmadıklarının, ya da tutanakların kesinleştirilip kesinleştirilmediklerinin araştırılması gerekir. .
Bu hususta 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 5. maddesi hükmü ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesi"ne Devri Hakkında Yönetmeliğin 7/e-2 fıkrası hükümleri gözönünde bulundurulmalıdır. Buna göre; “Kadastro öncesi davalı olduğu halde, dava listesine dahil edilmemesi veya davalı olduğu mahkemelerce bildirildiği halde bu husus gözönünde bulundurulmayarak tespitleri kesinleştirilen taşınmaz mallar bulunduğu takdirde, devredilmişse Tapu Sicil Müdürlüğü"nce, devredilmemişse Kadastro Müdürlüğü"nce ilgili parsel ya da parsellerin tapu kütüğü sahifesinin beyanlar hanesine, tesbitin davalı olması nedeniyle kesinleşmediği yazılarak bu yönetmeliğin 5 ve 6. maddeleri uyarınca işlem yapılır” denilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş ve kesinleşmemiş ise, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27/1. maddesi hükmüne göre, “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesi"ne re’sen devrolunur ” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun 26/ son maddesi hükmüne göre de, “Kadastro Mahkemesi"nin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.”
Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca; Mahkemece mülkiyet uyuşmazlığı hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Yusufeli Kadastro Mahkemesi"ne gönderilmesine, (şayet tutanaklar hakkında Kadastro Mahkemesi"nde dava sözkonusu ise anılan dava dosyasını numarası belirtilerek) 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesi"nin görev alanı dışında kalan (Kadastro Mahkemesi yıkım istekli davalara bakamaz) yıkım isteği bakımından HUMK"nun 46. (HMK"nun 167 md) maddesi gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerekirken, Sulh Hukuk Mahkemesi"nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle ve HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK"nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18,40 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.