Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/4226
Karar No: 2017/9610

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/4226 Esas 2017/9610 Karar Sayılı İlamı

2. Hukuk Dairesi         2016/4226 E.  ,  2017/9610 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    1-Mahkemece, davalı-davacı erkek tam kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen hakaret ve eşinin hayatına müdahale vakıalarına davacı-davalı kadın dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanmamıştır. Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde (HMK m. 141) dayanılmayan bir vakıa davalı-karşı davacıya kusur olarak yüklenemez. Ayrıca her ne kadar davacı-davalı kadın şiddet vakıasına dayanmış ise de; fiziksel şiddet olayının tarafların evliliklerinden önce gerçekleştiği, bu olaydan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri ve bu sebeple kusur belirlemesine esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.
    O halde, davalı-davacı erkeğe yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde, erkeğin tam kusurlu kabul olunarak kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yön temyiz edilmediğinden, bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
    2-Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkek kusursuzdur. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden erkeğin tam kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
    3-Davacı-davalı kadın, dava dilekçesinde düğünde takılan her biri 30 gram 10 adet burma, her biri 10 gram 3 adet bilezik, 2 adet altın bileklik, 1 adet Trabzon bileziği, 1 adet büyük altın, altın küpe, 2 adet çeyrek altının aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, hükümde; 10 adet 30"ar gram burma bilezik 26700 TL, her biri 10"ar gram 3 adet bilezik 2670 TL, 2 adet altın bilezik 3560 TL, 1 adet altın
    Trabzon bileklik, 4450 TL, 1 adet büyük gremse altın 640 TL, altın küpe 222 TL, 2 adet çeyrek altın 310 TL olmak üzere toplam değerleri 38552 TL. olan ziynet alacağının 7400 TL"sinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bakiye kalan 31152 TL "nin ıslah tarihi 21.12.2015 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. Hükümde görüleceği üzere davacı- davalı kadın, dava dilekçesinde 2 adet altın bileklik istediği halde, mahkemece 2 adet altın bilezik yazıldığı, yine davacı kadın dava dilekçesinde 1 adet Trabzon bileziği talep ettiği halde, mahkemece 1 adet Trabzon bileklik yazıldığı, yine davacı kadın dava dilekçesinde 1 adet büyük altın talebi oluğu halde, mahkeme 1 adet gremse altının yazıldığı görülmekle, mahkemece yazılı şekilde talepten farklı ziynet ve takı alacağına karar verilmiştir. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez (HMK m. 26). Davacı- davalı kadının ziynet ve takı alacağı talebi yönünden talepten farklı cins ve nevilerindeki ziynetlere hükmedilerek, denetlemeye imkan vermeyecek şekilde karar verilmesi ve hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde (HMK m. 31) ve ayrıca davacı tarafa altınların gram ayar, cins ve niteliklerinin net olarak açıklattırılarak tanık beyanları doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18.09.017 (Pzt.)




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi