Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan icra takibinde icra müdürlüğünce borçluya gönderilen ödeme emrinin borçlunun imzadan imtina etmesi nedeniyle tebligatı yapmakla görevli memur tarafından bu tebliğe ilişkin evrakın mahalle muhtarına teslim edilip borçlunun kapısına 2 no"lu haber kağıdının yapıştırıldığı görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesi aynen "kendisine tebligat yapılan kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiç birisi gösterilen adreste bulunmaz ve tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine, zabıta amir ve memurlarına, imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır" yasal düzenlemesini içermektedir. Bu durumda, Tebligat Tüzüğü"nün 28.maddesinin değil, 30. maddesinin uygulanması gerekir. Somut olayda tebligat işlemini yapan memur bu yasal prosedüre uygun olarak tebliğ işlemini yerine getirmiştir. O halde, mahkemece şikayetin reddi yerine, yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 07.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.