23. Hukuk Dairesi 2015/7583 E. , 2017/2953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 02.04.2015 gün ve 2014/9161 Esas, 2015/2220 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı arasında 04.08.2010 tarihli anlaşma imzalandığı, bu anlaşmaya göre...."da yapılan ihalenin takip edileceğini, müvekkillerinin davalıyı proje ile ilgili olarak teknik ve idari anlamda bilgilendireceğini, istekleri üzerine 09.08.2010 tarihinde ..."da yapılan ihaleye katılmalarının sağlandığını,... Enerji Bakanlığı"nın ihaleden sonra davalıya sözleşmenin imzalanması için süre vermesine rağmen davalının sözleşmeyi imzalamadığını, bunun üzerine Bakanlığın davalının 163.000,00 USD"lik teminat mektubunu mevzuat gereği irat kaydettiğini, davalının bu davranışlarıyla müvekkillerinin..."daki itibarının zedelediği gibi danışmanlık ücretini de ödenmediğini ileri sürerek, 50.000,00 USD hizmet bedeli ile şimdilik 10.000,00 USD cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının MÖHUK"un 32. maddesi uyarınca teminat göstermekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin emredici hükümlere aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, hukuki niteliğinin ise tellallık sözleşmesi olduğunu, aracılık edildiği ileri sürülen işin sözleşmeye bağlanmaması sebebiyle davacının ücrete hak kazanamadığını, müvekkili şirketin ihaleye katıldığını ve ihalenin de üzerinde kaldığını, ancak ihale sonrası henüz sözleşme imzalanmadan önce işveren idarece işin ifası için gerekli güvenliğin sağlanacağının taahhüt edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin riskli gördüğü sözleşmeyi imzalamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki anlaşmanın TTK"da düzenlenen ticaret işleri tellallığına isabet ettiği, tellallık ücretinin tellallık sözleşmesi kurulması ile değil, esas sözleşmenin kurulması ile istenebileceği, tellalın çabalarına rağmen sözleşmenin kurulmaması veya şarta bağlı işlemlerde şartın gerçekleşmemesi halinde ücret isteme hakkına sahip olunamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede bu hususun aksinin kararlaştırılmadığı gibi sözleşmenin 3.2. maddesinin de kanun hükümleri ile aynı doğrultuda olduğu, cezai şart talebinin ise sözleşme gereği ifaya bağlı cezai şart niteliğinde olduğu, ödenmesi gereken ücretin ödenmemesi halinde ödenebileceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 02.04.2015 tarih ve 2014/9161 E., 2015/2220 K. sayılı ilamıyla, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın seçimlik cezai şart olduğu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından, davacı tarafça sözleşme bedeli
yani ifa da istenmekle, artık TBK"nın 179/1. maddesi uyarınca cezai şartın istenmesinin mümkün olmadığı, ancak sözleşmenin imzalanmaması hususunda davacı yana yüklenecek bir kusur söz konusu olmadığı, TTK 106. maddede yazılı ücret isteme hakkı koşullarının oluşmasını engelleyen davalının, ücretten sorumlu tutulması gerektiği, bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, taraf delillerinin toplanması ve gerek görüldüğünde bilirkişi raporu alınarak, davacının ücrete ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 07,80 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.