13. Hukuk Dairesi 2017/54 E. , 2017/5423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ..."ye ait binada kiracı olduğunu, 20.06.2012 tarihinde binada yangın çıktığını ve binanın ağır hasar gördüğünü, kiracı olduğundan binanın eski haline gelmesi için toplamda 34.844,96 TL masraf yaptığını, daha sonra yapılan tespit neticesinde binadaki yangının çıkış nedeninin elektrik tesisatından aynaklandığının anlaşıldığını, vekaletsiz işgörme hükümleri kapsamında yapılan tüm masrafların davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen karar Dairemizin 14.06.2016 tarihli 2015/29344 esas, 2016/15150 karar sayılı ilamı ile genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle bozulmuş, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece; daha önce Yargıtay 7.Hukuk Dairesince görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gerekçesiyle verilen hükmün bozulduğu ve bu bozmaya uyularak genel mahkeme sıfatıyla yargılamaya devam edilip yeniden hüküm tesis edildiği gerekçesi ile bozma ilâmına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
02.12.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 43. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası "İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir" hükmünü içermektedir. Aynı Yasanın 45. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununa eklenen geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasında "Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda bulunan dosyalar, kararına direnilen daireye gönderilir.", 4. fıkrasında ise " Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir." hükmü getirilmiştir. Anılan Yasa maddeleri gereğince, yerel mahkemece verilen direnme kararına yönelik olarak yeniden inceleme yapılması neticesinde; her ne kadar verilen karar Dairemizce görev yönünden bozulmuş ise de mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte,
1-Davacı eldeki dava ile davalıya ait binada kiracı olduğunu, binada çıkan yangın neticesinde masraflar yapmak zorunda kaldığını, angının lektrik tesisatından kaynaklandığını ve vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapılan bu masrafların davalı taşınmaz sahibinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının bir tüzelkişilik olması, kira sözleşmesinin davacı ile değil davacı şirketin temsilcisinin eşi tarafından imzalanması ve dava dışı Deniz Kemal Deniz adındaki bu şahsın masrafların giderileceğine ilişkin davalıya noterden taahhütname vermiş olması karşısında davacının bu davayı açamayacağı, kaldı ki vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılan bu davanın davalıya değil davacı tarafından dava dışı Deniz Kemal Deniz"e yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak, davacı şirket her ne kadar kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almasada dosya kapsamına alınan tadilat faturalarında şirket olarak isminin yer alması ve masrafların şirket hesabından karşılandığına ilişkin iddiaları karşısında, davacının bu davayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya yönelttiği kabul edilmelidir. Her ne kadar davacı, vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanmış isede hukuki vasıflandırma hakime ait olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacının yaptığını iddia ettiği masrafları zenginleşen taraftan talep etme hakkı vardır. O halde mahkemece, taraf delilleri toplanarak işin esasına girilip sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçelerle hükmün davacı yararına bozulmasına, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.